BAV MENSUPLARININ
AİLELERİ İFTİRALARI YALANLIYOR
-3-
-------------------------------------
- 1. bölüm
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 3. bölüm
--------------------------------------
1.Film
Ben Yahudi bir aileden geliyorum. Adnan Bey'i yıllar öncesinde medyada yer almaya başladığı günden beri tanıyorum. Daha o zaman bile zaten çıkan olumsuz haberlerin hiç birine inanmamıştım. Bundan yedi yıl önce bir gün kızım eve Adnan Bey'in kitaplarından birini getirdi. İlk olarak kitabın görünümü ilgimi çekmişti, daha sonra okumaya karar verdim ve çok etkilendim, zaten bu kadar güzel şeyler yazabilen bir insanın basında yer alan o iftiralar ile bağdaşmayacağı çok açıktı. Kitaplarla beraber Kur'an'ı okumaya başladım ve gördüm ki değiştirilmiş bir kitap olan Tevrat'ta bulunan pek çok konu yanlış veya eksikti. Böylece dinimi değiştirmeye karar verdim. Bugün, Allah'ın izniyle, Elhamdülillah Müslümanım, ehli sünnet inancında dindar bir insanım. Samimi bir dindar, ehli sünnet bir Müslüman olarak yaşamama Sayın Adnan Oktar vesile olmuştur. Kendisiyle aynı dönemde yaşamaktan, O'nun gibi güzel, örnek bir Müslüman'dan istifade edebilme imkânı bulduğum için Allah'a şükrediyorum. Fikirlerine, görüşlerine ve kendisine sonsuz saygım var, Allah kendisinden razı olsun inşaAllah. İki tane kızım var, her ikisi de üniversite mezunu, eğitimli çocuklar. Adnan Bey'in vesilesiyle kızlarım çok düzgün bir ahlakı benimsediler. Eskiden kızlarımın ahlaki çöküntü içerisinde ki bozuk arkadaş çevreleri yüzünden çok endişeleniyordum fakat BAV camiasına mensup kişilerle tanıştıktan sonra her ikisi de çok güzel yönde değiştiler ve tüm endişelerim sona erdi. Şimdi çok huzurluyum. Bugün kızlarımla beraber yaşıyorum ve arkadaşlarıyla sık sık görüşüyorum. Hepsi çok güzel insanlar, samimi, dindar, saygılı. Onlara, hepsine güvenim sonsuz, çok ahlaklı çocuklar. Bu kadar güzel ahlaklı, güzel karakterli insanlar yetiştirdiği için Adnan Bey'i tebrik ediyorum. Kızlarımın bu güzel insanlarla karşılaşmalarını nasip ettiği için de Allah'a her zaman çok şükrediyorum. Allah'ın izniyle yaşadığım sürece biz daima Adnan Bey'in yanında ve arkasında olacağız inşaAllah.
2.Film
Bayan 1: Adnan Bey'e teşekkür etmek lazım, böyle güzel eserler yarattığı için yazdığı için, zamanını verdiği için, hakikaten gençlereçok güzel bir öncülük yapıyor kanaatimce. Okuduğum kitaplardan ben bunları anlıyorum.
Bayan 2: hep de Kuran üzerine, mesela Kuran ahlakı üzerine.
Bayan 1: Din üzerine, ahlak üzerine, ahlak üzerine, din üzerine, ananelerimizin üzerine, hani kötü yollardaki çocuklara da keşke verebilsek de onlar da doğru yola girseler.
Bayan 2: İnşaAllah.
Bayan 1: Köprü altlarına kadar indirebilsek şu kitapları.
Bayan 1: Adnan Bey'in arkasındayız da, Adnan Bey'in çizdiği yolun arkasında olmak zaten bir nimet kanaatimce. Bu yolda, gençlerimizin bu yolda gitmesi. Yani Adnan Oktar olmayabilirdi, Ahmet Mehmet de olabilirdi. Ahmet Mehmet de böyle bir yol çizseydi, bu gençler, akıllı gençler, gene o yoldan giderdi. Allah razı olsun ki Adnan Bey'den bu yolu seçti ve gençlere gösterdi. Ben o düşüncedeyim.
Bayan 1: Hepsinin işleri en güzel yerde. Hepsi çok iyi para kazanıyor ve bey gibi de yaşıyorlar değil mi? Çalışıyorlar, bey gibi yaşıyorlar. Kızlarımız hanımefendi yaşıyorlar. Gayet iyi bir hayatları var. Gayet düzgün bir hayatları var ki bu çok önemli doğru yolda olmaları. Dinimizin gerektirdiklerini yapıyorlar, bunun dışında kötü bir şey yapmıyorlar ki, bu çocuklara nasıl kötüdür diyelim? Diyemeyiz, ağzımız eğrilir. Ben o kanıdayım.
Film 3:
Benim iki tane kızım var. Çocuklarımdan çok memnunum. Çocuklarımla beraber bende okudum Adnan Oktar'ın kitapları, zaten çocuklarıma verdiğim temel terbiyeme güveniyordum. Ondan sonra ki Kur'an ahlakı ile yollarına devam ettiler. Adnan Oktar'ın kitaplarını bende okudum, bende aynı çocuklarım ile aynı fikirdeyim. Bende namazımı kılıyorum. Çocuklar namazını kılıyor, ticaretini yapıyorlar. Hepsi aklı başında gençler. Benim çocuklarım ile hiçbir problemim olmadı. Babaları vefat etmişti, babaları olmamasına rağmen çocuklarımdan en ufak bir şikâyetim ve şeyim, daha da mutluyum, memnunum çocuklarımdan. Adnan Oktar'a da teşekkür ediyorum, çocuklarımın akıl sağlığına ve gelişmesine katkıda bulunduğu için.
Film 4:
Biz Adnan Bey'den çok çok memnunuz, çok çok seviyoruz. Vatanına, milletine bağlı, Atatürkçü bir insan ve çevresinde yetiştirdiği çocuklarımız hepsi aynı şekilde. Adnan Bey'in bütün kitaplarını okuyoruz. Yazlıkta bütün arkadaşlarıma verdim, hepsi çok memnun oldular. Hatta yanımızda İngiliz, Hollandalı, Amerikalı şeyler var, yabancılar, onlar merak etti, onlara verdim kitapları ve çok memnun kaldılar ve yani bir şey oldu mu inşaAllah, maşaAllah, hepsi Müslüman oldular eşleriyle birlikte. Namaz kılmaya başladılar ve birkaç arkadaşım daha var, onlar da namaza başladılar, bu kitapları dağıttım onlara, çok çok hoşlarına gitti yani bu kitapları kim dağıtıyor diye. Sonra internetten filan devamlı indiriyoruz, bakıyoruz, hatta bir senede herhalde kırk bin kişi internetten indirmiş, okuyorlar. Yani bu mucize gibi bir şey, bu kadar Avrupa'da bile tanınması, bu kitapların okunması. Yani Allah bin kere razı olsun, böyle bir çocuk yetiştirdi, böyle gençler, böyle insanlar. Yani Adnan Bey'e çok çok dua ediyoruz, inşaAllah hayırlısıyla herkes O'nun yolunda ilerlesin ve çok çok memnunuz, Adnan Bey'i çok arkasındayız devamlı destekliyoruz. Yani Vallahi diyeceğim şu; on tane de, on beş tanede çocuğumuz olsa hepsi Adnan Bey ile birlikte olsun isteriz, hepsi pırıl pırıl gençler, hepsi işinde, şirketlerde çalışıyorlar aslında çocuk diyoruz fakat değiller yani bunlar otuzunu aşmış insanlar, artık bunlara söz geçirilecek, yok yanımızda otur, gidemezsin, baskı altında tutulacak çocuklarda değiller bunlar. Yani diyeceğim Allah bin kere razı olsun Adnan Bey'den.
Film 5:
Şimdi bu iftiraları yapan insanları çok kınıyorum. Bu insanlar, bu grubu on sekiz senedir tanıyorum. Bu gençler benim kızımın arkadaşları. Devamlı bize gelirler, giderler, son derece iyi insanlar, iki üç üniversite bitirmiş, master'ını yapmış gençler bunlar. Aileleri de fevkalade iyi insanlar, temiz insanlar. Biz, kızım bu gruba girdiğinde çok memnun olduk. Son derece dinine bağlı, beş vakti namaz kılan insanlar. Ve kızım, ben evvelden namaz kılmıyordum fakat evladım Adnan Oktar'ın, Adnan Oktar Bey'in kitaplarını okuya okuya bende namaza başladım. Allah nasip ederse devamlı kılıyorum namazımı, beş vakit namazımı kılıyorum, çocuklarımda çok mutlu. Çocuklarımdan da memnunum. Fakat bu dört aile, iftira atan ailelere şaşırıyorum çünkü bu grupta binlerce anneler var, kimse şikâyetçi değil fakat bu dört anne neden şikâyetçi? Onların bir problemi var ve aile içinde ve yahut evlatlarının namaz kılmalarından, Müslüman olmalarından rahatsız olan aileler bunlar. Niçin biz şikâyetçi değiliz çünkü biz mutluyuz, evlatlarım çok huzurlu yaşıyor, mutlu yaşıyor, ben de mutlu oluyorum. Her ay Adnan Oktar Bey'in kitaplarını alıyorum, devamlı okuyorum, okuduktan sonra dostlarıma, ahbaplarıma, herkese dağıtıyorum ve herkes mutlu oluyor. Ne kadar güzel eserler, ne kadar güzel kitaplar diyorlar ve devamlı benden, her ay arkadaşlarım istiyor, onları da iyi yollara teşvik ediyorum, yazlıkta çoğu arkadaşım okuyarak namazlarını kılmaya başladılar. Kendi hayatlarında içki içiyorlardı, içki içmemeye başladılar, kendi hayatlarını düzeltmeye başladılar ve bende bundan mutlu oluyorum, çok şükür biz evlatlarımızdan çok mutluyuz. Öbür aileler de, belki o ailelerde başkalarının teşvikiyle yapıyor onu da bilemiyoruz çünkü onlar kendileri yapamaz bunları, muhakkak onları da bir şişirenler var, bu şeyden, bu dinden, bu kitaplardan huzursuz olan aileler var, onlar mutlu olmuyorlar, bunlar da onların tesiri altında kalıyorlar ve bir sürü iftiralar atarak bizim çocuklarımızı da lekeliyorlar. Biz de onlara çok kızıyoruz ama inşaAllah devletimiz, kanun onlarla mücadelede edecektir, bizim yapacak başka bir şeyimiz yok. Adnan Oktar Bey'e çok teşekkür ediyorum. Çok iyi bir insan. O'nun hakkında kötü düşünenler kendileri yanılmış olur, bu grubu gelsinler iyice tanısınlar, görsünler, nasıl iyi insan olduklarını onlarda anlayacaklar ve yaptıkları kötülüklere pişman olacaklar. Biz çok mutluyuz, çok huzurluyuz, evladım her zaman yanımda. Bir şeye ihtiyacım olsa gelir, yapar, eder, başka söyleyecek bir şeyim yok. Hepsine Allah iyilik, sağlık versin, onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Evladım otuz sekiz yaşında. Kimin baskısı altında olabilir? Benim kızım kaç üniversite, iki üniversite bitirmiş, master'ını yapmış insan. Ben otuz sekiz yaşında bir evladımı nasıl yanımda tutabilirim, çocuk mu ki O? Benim kızım iş sahibi, meslek sahibi, işini yapan bir insan. Benimle kalıyor, görüşüyoruz devamlı, ihtiyacım olan her şeyi arıyor, beni günde üç kere arıyor, daha nasıl arayacak beni, yani çocuk mu, yanımda oturacak benimle?
Film 6:
Ben Bilim Araştırma Vakfı'nı ve Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar Bey'i çok uzun zamandır tanıyorum. Yanındakileri de çok yakından tanıyorum. Zaman zaman kendileriyle de görüşmüşlüğüm var. Benim üç tane de kızım var, onların arkadaşları. Ben yapılan şeylerin yani bugüne kadar yapılan iftiraların da hepsinin şahidiyim. İlk şey zaten Yahudilik Masonluk çıktığında Adnan Bey tutuklanmıştı hatta ilk önce hapishaneye, daha sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları'na konmuştu, onlardan da biliyorum, bu Yahudilik Masonluk niçin basıldı, dağıtıldı diye yapılmıştı. Daha sonra bir sürü iftira atıldı. Eroin, evine eroin kondu, onlardan da aklandı. Sonra evrim teorisinde çok başarılı olup bütün evrim teorisini çökerttiği için de tekrardan yani bunlar yapıldığı için hep bu tarz bir hizmetler yapıldığı için, O vatanını milletini çok seven birisi, çok iyi yani herkese çok merhametli, çok iyi bir insan. Öyle olduğu için de 99'da da yapılan operasyonlar hep bu yönde idi. O zaman işte hepsi diyorlar ki, çocukları baskı altında tutuyor, beyinlerini yıkıyor, öyle bir şey yok, benim de üç kızım var, şu anda onlarla beraberler ve benim yanımda yaşıyorlar. Biz ticaret yapıyoruz, hepsi üniversite mezunu, hepsi büyükler yani küçük çocuklara bile şu anda baskıyla bir şey yaptıramıyorsunuz da iki üniversite, üç üniversite bitirmiş bir insana nasıl baskı yapılacak, nasıl beyinleri yıkanacak, Yahudilik Masonluk'u ve evrim teorisini çökerttiği için yani bunlar Masonların biraz da oyunları, öbür aileleri de yönlendirenler onlar ve şu anda hepsi hizmet ediyor, hepsi vatanını seven, hepsi çok efendi insanlar. İşte çetecilik ile itham edildiler. Yani hiç birinde öyle çete olma gibi bir şey değil ki yani, hepsi çok temiz aile çocukları. Hepsi kaç tane üniversite bitirmiş, hepsi iş sahibi, hepsi mesela ne bileyim otuz yaşın üzerine geldiler artık, üniversitelerini de bitirdiler, iş sahibi oldular ama Adnan Bey'in onlara doğru yolu gösterdiğini bildikleri için şu anda daha çok güçlü bir şekilde etrafındalar, hizmet ediyorlar, çok saygılılar, çok merhametliler. Zaten Adnan Bey'de, O büyükler karşı çok, o çocuklara karşı, büyüklere karşı çok saygılı, çok merhametli, her zaman da bizi o şekilde yönlendirmiştir. Çok daha saygılı olmasıyla, herkese çok iyilik yapmak tarzında. Zaten bize hani Kur'an Ahlakı'nda da bunlar var, biz de Kur'an ahlakı ile yönlendirildiğimiz için hepsi, herkes, çocuklarımız de öyle, Kur'an okudukları için, namaz kıldıkları için, yani Kur'an'da ayetlerde zaten “ananıza, babanıza yaşlandıkları zaman yanınızda kaldıklarında öf bile demeyin!” diyor ki, yani kimse kalkıpta annesine babasına kötülük yapacak veyahut kötü davranacak veya saygısızlık yapacak tarzda insanlar değiller. Hepsi çok iyi huylu, çok efendi insanlar.
Film 7:
Bayan 1: Baskı altında demek çok komik esasında. Hepsi yetişkin insan. Bir kızım otuz yaşında. Bir kızım otuz altı yaşında. Yetişkin, kendi seçimleri olabilir, kendi kararları olabilir, kaldı ki on sekiz yıldır kızlarım Adnan Oktar'ın kitaplarını okuyorlar ve beş vakit namazlarını. Ben de okuyorum. Ben de Adnan Oktar'ın yolunun doğru yol olduğunu biliyorum ve kitaplarında da bunu görüyorum. Kur'an ahlakı zaten. Yani Adnan Oktar bir vesiledir. Ama Kur'an ahlakı zaten, esas Kur'an'ı Kerim okuyoruz hepimiz, kitapları da aynı şeyleri zaten söylüyor. Ben memnunum çocuklarımdan, saygılılar, önce verdiğim terbiye sonra Adnan Oktar'a teşekkür ediyorum. Baskı demek bile çok komik yani baskı diye bir şey olabilir mi yetişkin insanlara? Sonra baskı altında olan bir insan bu kadar güzel yüze sahip, bu kadar sağlıklı, hepsi çok sağlıklılar, hepsi gülen yüzlere sahip, bir insan baskı altındayken gülebilir mi, mümkün mü böyle bir şey, bu kadar mutlu hayat sürebilir mi? Hepsi mutlu insanlar, yetişkin insanlar.
Bayan 2: Bir de hepsi dışarıda, iş sahibi, yurt dışına giden, ne bileyim işleri olan, hepsi şirket sahibi insanlar yani baskı altında ki bir insanı bir yerde tutarsın, oradan hiç çıkarmazsın öyle bir şey yok ki bunlar rahatça alışverişini de yapan, gezmeye de giden, ailesine de görüşmeye de giden, dışarıda yurt dışına da giden insanlar. Baskı altında olan insan bunların hiç birini yapamaz yani nasıl bir baskı altında oluyor?
Film 8:
Ben ilk önce şunu söylemek istiyorum. İnanılmaz derecede kızıyorum. Belki duygularımı anlatmakta zorlanıyorum. Ama bu aileleri bir türlü anlayamıyorum. Etrafımda olan gerçekten çok uzun yıllardın beri tanıdığım siz ve arkadaşlarınız, grubunuz, Adnan Oktar Bey'in grubu diye isimlendirdiğimiz günümüzün belli yerlere gelmiş, çok birbirinden değerli insanları diyeceğim. Çok yanlış anlaşılıyor. Onlara atılan iftiralar inanın benim içimi acıtıyor. Şöyle baktığım vakit diyorum ki, nasıl olabilir? Biraz önce kendi aramızda konuşurken de onu söyledim. Gerçekten kalbim şunu çok istiyor. Adnan Bey keşke bir şeyler yapsa, bu bir elin parmakları kadar az olan aileleri de doğru yola getirebilse. Ben tüm kalbimle bunu istiyorum. Ben hepinizin doğru yolda olduğuna, eğer bir yönlendirme varsa da doğru yönlendirildiğinize tüm kalbimle inanıyorum...
Olmadığını aslında o aileler de biliyor ama bence zorlanıyorlar. Bu şekilde konuşmak zorunda hissediyorlar kendilerini. Bence yaptıkları tek şey, çamur at izi kalsın. Başka hiç bir şey değil. Ama sizlere çamur atılsa bile iz kalmayacak düzgün, temiz kişilersiniz. Bu yüzden ben üzülmüyorum, şöyle üzülmüyorum; siz çok zorluklar atlattınız. Hep birlikte bir çok şeyin üstesinden geldiniz. Eminim ki bunların da üstesinden gelinecek. Güneş balçıkla sıvanmıyor. Adnan Oktar da balçıkla sıvanmayacak. Bunu biliyoruz.
Film 9:
Bayan 1: Ben devamlı konferanslarına gidiyorum.
Nerede olsa, Konya, Karaman, her yere, İstanbul'un her yerine gidiyorum konferanslara. Daha evvel Babuna devamlı bunlarla konferans veriyordu. Sonra niye değişti anlayamadım yani. Bu kadar beraberdiler, güzel tutuyordu onlarla. Güzel konferanslar veriyordu.
Bayan 2: Bütün Adnan Bey'in kitaplarını anlatıyordu.
Bayan 1: On sene onlardan ayrılmadı da şurada, belki 6 aydır neden değiştiler?
Film 10:
Beni konuşmaya iten bu cocuklara yapılan haksızlıktır. 20 seneden beri ben bu camianın dışındayım ama çok da yakınım. Yani dışardan gözlemlediklerim okuduklarım yani Adnan beyin bütün yazdıklarnıı okudum yani hiç şeyim var kitaplığım var. Onun yanı sıra dağıtmama rağmen. Yapılan çocuklara haksızlık yüzünden konuşma ihtiyacı hissediyorum. Çünkü büyük haksızlık büyük haksızlık yani hakikaten pırlanta gibi çocuklara böyle kötü iftiralar atıp konuşmaları beni çok tedirgin ediyor. Çok rahatsız ediyor. Bunu her yerde de konuşurum yani hiç kimseden korkum yok. Allah'tan başka Allah için her yerde konuşurum yani sizin arkanızdayım daima çocukların arkasındayım. Daima çocukların arkasındayım. Çünkü hiçbir kötülük görmedim. Her zaman için iyilikler gördük. Kayınvalidem hastayken mesela 3 sene evvel 6 ay hastahanede yattık. Maddi manevi büyük desteklerini gördük. Hiçbir zaman bizi bırakmadılar. Çok rahat bir hastahanede ortam sağladık. Yani önce Rabbimin izniyle sonra çocukların yardımlarıyla, bize büyük destek oldular. O yüzden çocuklara yapılan haksızlıktan çok rahatsızlık duyuyorum. Onlar için her zaman ne icab ederse. Yani annelerin yaptığı da çok tuhafıma gidiyor. Bir insan evladına bu kadar iftira atamaz böyle bir ortam içinde. Yani Adnan beyin, sevgiyle ya annenize şefkatle davranın biz bunu duyuyoruz, yaşıyoruz. Yani yeğenlerimizden yani sineği karıncayı incitmeyin diyen bir insandan insanlara ne kötülük gelebilir ki. Hiçbir kötülük gelmez yani hiçbir kötülük gelmez. Senelerden beri okuyorum hem de kitaplar çıktığından beri devamlı okuyorum, hatta serilerim de var fazla fazla alıp komşuma arkadaşlarıma çocuklarım zaten okuyorlar. Bunlardan da çok faydalandık hakikaten çok şeyler öğrendik. Yani bayramlarda seyranlarda hep gelirler doğum günlerimizde özel günlerimizde muhakkak bir arada oluruz. Burda olmasalar da telefonla muhakkak ararlar. Hiçbir zaman da sıkıntımız olmadı yani her zamanda beraberiz yani. Hiç tasvip etmiyorum hiç tasvip etmiyorum. Nasıl çocuklarına karşı bu kadar acımasız oluyorlar hiçbir insan çocuğuna bu kadar acımasız olamaz yani bir anne her zaman evladının iyiliğini ister. Diyecek bir şey bulamıyorum yani diyecek bir şey bulamıyorum. Kesinlikle öyle baskı kesinlikle imkanı yok olamaz yani öyle kime baskı yapılacak ki. Yani şimdi 37 yaşında veya 24 yaşındakine 25 yaşındakine baskı yapılabilir mi imkanı yok yani. Herkes kendi özgür iradesine hakimdir. Rahatlıklan 18 yaşından sonra zaten kimse kimseye karışamaz kimse kimseyide zorla tutamaz kesinlikle tutamaz. Yani o yüzden böyle baskı olup da yani imkanı yok hiçbirine inanmıyorum hiçbirine. Ben mesela bazen rüyalarımda Adnan beyi görürüm o gün o kadar güzel olaylar yaşarım ki yani hıı bugün benim için güzel bir gün. Bu benim tabi kendi şeyim. Ama o günkü günüm çok güzel geçer. Ya olmayacak bir iş olur. Hakikaten çok seviyoruz biz kendilerini. Çok seviyoruz böyle güzel pırlanta gibi çocuklar yetiştirdikleri için. Bu devirde hele yani o kadar bozulmuş ki zaman o kadar bozulmuş ki bu kötü zamanda böyle güzel çocuklar yetiştirdikleri için kendilerine çok teşekkür ediyoruz ve saygı duyuyoruz.
Film 11:
Ben Adnan Oktar beyefendiyle 18 yıl önce tanıştım. Çok beyefendi yüzünden nur akan etrafına ışık sevgi saçan bir insan. Böyle bir insandan kardeşime ya da arkadaşlarına veya camiasına bir kötülük gelmesi mümkün değil ben şahsen tanıyorum çünkü. O onura eriştim. Ortalama 35 yaş ve üzeri bir topluluk bu topluluk. Hepsi ya kolej mezunu üstüne bir üniversite bitirmiş insanlar. En azından bir yabancı dili çok iyi konuşabilen anlayabilen yazabilen insanlar. Bu insanların üzerinde baskı olması diye bir şey söz konusu olabilir mi? Mantığa ters. Tamamen kendi iradeleriyle topluma bir başka bakış açısıyla bir hizmet yapmaya çalışıyorlar. Ve olmayacak kişiler çıkıntılık etmek adına bu tip davranışlarda bulunuyor. Ben şahsen o insanları kınıyorum. Yani. Ondan hiç şüphem yok Allah hepsinden razı olsun. Kızkardeşlerim ve arkadaşlarının büyük bölümünü tanıyorum ben ve hepsi ahlaklı son derece güzel insanlar. Şunu söylemek istiyorum yani bir baskı altında olsalar devamlı ulaşamayız. Gece gündüz istediğimiz saatte telefonda konuşuyoruz. İstediğimiz zaman birbirimizi görebiliyoruz. Onlar bizi ağırlıyor sağolsunlar biz onları ağırlıyoruz. Bu söylenenlerin hepsi sadece kişisel ön plana çıkmak adına yapıl mış davranışlar, ben böyle düşünüyorum.
Film 12:
Adnan Bey hem kişiliğini hem sevecenliğini saygısını kendi çevresindeki arkadaşlarına da yansıtmış herkesin yüzünde baktığınız zaman görebiliyorsunuz zaten kimsede bir kısıtlama yok kimsede bir saygısızlık yok, herkes her şey olması gerektiği gibi... Sevgi ve saygı çerçevesinde götürüyorlar, Adnan Bey'in verdiği sadece bu. Dini tebliğ etmelerini, namaz kılmalarını... Ailelere ters gelen şey eğer buysa o zaman evlatlarını bir eroin sonucu bir yerde ölü bulmaları mı daha çok hoşlarına giderdi, yoksa namaz kılmaları mı, ailelerine dua etmeleri mi? Allah'ın Allah'ın yolunda olmaları mı onlar için bu kadar kötü geliyor? Kitaplarını okuyorum, CD'lerini seyrediyoruz ailecek, benim 11 yaşında bir tane oğlum var, o da onun yazmış olduğu “Allah'ın İsimleri” kitabı var, hepsinin açıklamalarıyla okumaya çalışıyor, öğrenmeye çalışıyor.
Film 13:
Bayan 1: Bir de, bu kadar ailelerin içinde, bu kadar aile var, üç beş kişi mi akıllı? Aklı çalışan üç beş kişi mi var? Bunu ben merak ediyorum. Yani o kadar çok emin konuşuyorlar kendilerinden, çok şey konuşuyorlar, acındırıyorlar. Halkın çünkü anne babaya olan şeyini bildikleri için onu sömürüyorlar, onu sömürüp, tabii bir de aile problemleri herhalde, herkesin ailesinde problem vardır yani, mutlaka vardır, hayat zaten bir problem, bir deneme yeri bizim için, onları çözemiyorlar, onları bulamıyorlar.
Arkadaşların hepsi bir kere çok saygılı, Adnan Bey'i mesela ben hiç tanımadım, yani sadece televizyondan gördüğüm kadarıyla biliyorum, ama kendisi zaten herhangi bir şey yok, kötü bir olay yok yani, hiçbir kötü olay yok.
Din konusunda Allah yolunda olduklarını, ben öyle biliyorum, ama medya bunu şaşırtıp hep paraya getiriyor, zenginliğe getiriyor, ailelere getiriyor, bu şekilde bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
İyi insanların önüne her zaman engeller çıkar. Onların önüne çıkmış bir engel olarak görüyorum. Zaten tek tük insanlar bunlar. Bakın çok az, elle sayılır kadar az insanlar. Bilmiyorum, insanlar zaten medyada, medya herkesi istediği şekilde çevirebiliyor, o tarafa doğru yönlendirebiliyor.
Çünkü hep basının şey yaptığı, mesela kitabını okudun mu diyorum, hayır, kitabını okumamış, hiçbir şeyini okumamış, ne için savaştığını bile bilmiyor, ama sadece medyada ne çıkmış, oradan alıyor onu, işte kendine göre yorumluyor, vesveselerle, bilmemnelerle bu şekilde yapıyor.
Benim 14 yaşında kızım var, ben ona bile, yeri geldiğinde bir şeye karıştırmıyor yani, baskı yapamıyorum, ters tepki yapıyor baskı yaptıkça. Ben kendim bile, şu anda 34 yaşındayım, annem bana ters bir şey söylesin, mesela benim tersime giden, ben dediğini kesinlikle yapmıyorum, uygulamıyorum, baskıyla hiçbir şey olmaz zaten, ters yapar insanları. Zorla olmuyor ve ben de kitaplarını okuyorum Adnan Bey'in, kitaplarını ben de okuyorum. O kadar sade bir dille anlatılmış ki, o kadar sade ki, okula başlayan, okumayı sökmüş çocuk bile okusa, onlardan kendine çok güzel bir şekilde şey çıkarabilir, yani burada şey yok, ayet ayet zaten, ayet var, mutlaka var, bir ayetin açıklaması mutlaka onun altında ve gerçekten de çok sade.
Dinimizi bu şekilde güzel ve sade bir dille anlatmak, yaşatmak, önemli olan yaşatmak, keşke yani inşaAllah, ben bu ailelere de, ona da geleyim yani, onlara da şaşırıyorum, çünkü yani içki içmeye gitmiyorlar bunlar, zina yapmaya gitmiyorlar ya da başka bir şeye gitmiyorlar. Bunlar Allah yolunda gitmek isteyen insanlar ve önlerine her seferinde bir şey çıkıyor. Ama bu çıkacaktır zaten, bu şeytanın vesvesesi. Yani bu insanların içinde olacak şey. Herkes çünkü aynı şeyi düşünseydi, hiç problem olmayacaktı, o zaman yaşamamızın bir anlamı kalmayacaktı. Mutlaka, Allah cenneti de yaratmış, cehennemi de. Bir cennete gitmek var, bir de cehennem tarafına gitmek var. Yani iyi şeyler yapanlara saygı duymak lazım.
Bayan 2: Çocuklarımızın iyi şeyler yaptığına biz eminiz yani. Dediğimiz gibi sonuna kadar arkasındayız.
Bayan 1: Ben çok şeyim yani, ben kuzenlerimden çok memnunum yani. Ne insanlar var. Allah razı olsun, Adnan Bey'den de Allah razı olsun. Görmediğim halde, tanımadığım halde şey yapmıyorum yani, gerçekten sade ve güzel, her şey güzel. Keşke ben de hani, insanlar bir şeyler yapmak istiyor, inşaAllah Allah bize de nasip eder öyle, o tarz şeyler de, biz de sadece Allah yolunda gidelim.
Bayan 2: Sizler gibi evlatlar yetiştirmiş, hakikaten biz takdir ediyoruz.
Film 14:
Bayan 1: Yeğenlerim kariyer sahibi. İş hayatları var. Dışarıya gidiyorlar icabında, hepsi aklı başında, herhangi bir ihtiyacım olduğu zaman ne zaman telefon etsem hemen gelirler, hiçbir kusurlarını görmedim. Yeğenlerim olduğu kadar onun diğer arkadaşları da bizlere son derece saygılı ve sevgi dolu bakıyorlar. Çok memnunum. Onlarıda okuyorum. Hakikaten bizi çok aydınlattı o bakımdan, çok memnunuz kitaplara, ve komşularıma bende veriyorum. Adnan Bey'in kitaplarından din kitaplarından çok memnunum yazdığı bütün kitaplardan. Yeğenlerimin bütün arkadaşlarıda aynı derecede bize sevgiyle bakıyor. Herhangi birşey olduğu zaman yeğenlerim gibi onlarda herşeyimize koşarlar. Hepsi saygılı hepsi pırıl pırıl çocuklar. Çok kaliteli çocuklar hakikaten onlara hayranım. Çocuklarda Adnan Oktar Bey'in tabiki çok rolü var. Çünkü çocukları çok temiz ahlaklı ve dinlerine bağlı olarak yetiştirdiği için bizde çok memnunuz. Bunları görmesek niye birşeyler söyleyelim hakikaten bunları doğru olarak görüyoruz bizde onları tasvip ediyoruz başka birşey yok. Adnan Bey'de güzel bir ahlak olmasaydı çocuklara etki edemezdi.
Bayan 2: MaşaALLAH, muhakkak
Bayan 3: Muhakkak
Bayan 1: hakikaten onun bütün verdiği şeyle bunlarda, ahlakla
Bayan 2: Ahlakla çocuklarda son derece terbiyeli saygılı, büyüklerine saygılı.
Bayan 1: Bütün kardeşlere bakıyorum o kadar birbirlerine sevgi dolu bakıyorlar ki candan yani fevkalade bağlılar. Çocuklar birbirine candan bağlı.
Bayan 2 : Fevkalade. Bizlerede aynı şekilde bağlılar.
Bayan 1: Bütün kardeşlerde öyle, bütün kardeşler birbirine...
Bayan 2: Nasıl böyle bir iftira atıyorlar!
Film 15:
Baskı altında tutulamazlar çünkü zaten biri 31 biri 36 yaşında. Yüksek tahsilli, meslek sahibi insanlar. Üstelikte çok iyi bir evlatlar, yani her dakika yanımızda olmak zorunda da değil bu yaşta çocuklar, kendi evleri var orada yaşıyorlar ama mesela çok yakın bir zamanda çok büyük hastalıklar geçirdik. Bizim onlara ihtiyacımız olduğu zaman yanımızdalardı. Önemli olan da bu bizim için. Gayet iyi evlatlar, hiçbir şikayetimiz yok. Söylenildiği gibi aileden uzak değiller. Kaç yaşında çocuklar üstelikte ben hepsini, çoğunu tanıyorum. Hepsi çok dürüst, güzel, iyi huylu, meslek sahibi. Hiç biri hakkında en kötü en ufak bir kötü bir şey söyleyebileceğim bir tek çocuk yok içlerinde. Arkadaşlarıyla gerçekten gurur duyuyorum çocuklarımın. Çocuklarımla da gurur duyuyorum. Çocuklarımın arkadaşları hakkında birşey anlatmak istiyorum. Onların nasıl insanlar olduğunu belirtmek için. Eşim bir ameliyat oldu ve sabah dokuzda kan gerekti. Hastanede o kan yok. AB grubu pozitif kan. Ve oğlumun bir telefonuyla yarım saat sonra altı tane arkadaşı, ve hala anlatırken bile tüylerim diken diken oluyor. Altı tane arkadaşı yarım saat sonra aynı gruptan, hastanenin kapısındalardı... Ve üçü, zaten üç kişiden kan alınacaktı fazla gelmişler ne olur ne olmaz diye. Dört tanesinden anında kan alındı ve eşim ameliyata girdi... Yarım saat içinde ve böyle bir çocukla bu tip çocuklar hakkında ne söyleyebiliriz ki!...
Ben basında çıkan bazı yazılara değinmek istiyorum. Özellikle bu Bilim Araştırma Vakfı'nın mali durumyla çok yakından ilgileniliyor. Ve de bu değirmenin suyu nereden geliyor, soru hep bu. Bu çocuklar hepsi çalışan, iyi tahsil görmüş ve yüksek okul bitirmiş, üniversite bitirmiş çocuklar. Hepsi iyi durumlarda, hepsi çok iyi işlerde çalışıyorlar. Ve çok iyi para kazanıyorlar. Para kazanmaları, vakfın zengin olması, iyi evlerde yaşamaları, iyi bir hayat sürmeleri çok normal birşey. Üstelik hiçte kötü bir alışkanlıkları yok. Yani parayı da hiç bir zaman boşa harcamıyorlar. Tam tersine bununla yararlı şeyler yapmaya çalışıyorlar. Kitap çıkartıyorlar. Paralar bu tip işlerde harcanıyor. Ama basına bakarsanız dışardan destek var, şu var, bu var. Ben hepsini, çocukların çoğunu tanıdığım için biliyorum ki bu paralar sadece onların emeklerinin karşılığı. Çalışmalarının karşılığı.
Film 16:
Evladımla ve sizlerle övünüyorum. Çünkü hepiniz birer iyi ailelerden gelmişsiniz. İyi okullarda okumuşsunuz. Efendim hepiniz birer ayrı kariyer sahibisiniz. Ve 30'u aşmışsınız zaten yaş olarak. Hiç kimse kimseyi bu zamanda zorla baskı altında tutamaz. Tabi ki eski zamanda olduğu gibi birer tığ alıpda dantel işleyip dizimizin dibinde oturacak haliniz yok. Yani herkesin bir kariyeri var. Mesela benim kızım devamlı dışarda işi. Türkiyenin sayılı, sevilen simultenelerinden devamlı dışarda orda burda. Bana ne zaman vakit ayırsın? Zaten ikimizin birbirine uymaz. Ben evde zaten sakinleşmişim. Yaşımı almışım, namazımla efendim Adnan beyin yazdığı kitaplarla ve Kuranı Kerimle günlük şeyimi geçiriyorum. Tabi ki bilgisayar olsun yazım da çizim de kendi işleriylle ilgili. Sizin gibi beraber hepinizin aklını bir yerde toplayıp da yapması fevkalede benim için. Hiçbir zaman ben de baskı altında olacağaınızı düşünemedim. Ve düşünemem de zaten. Kimse kalkıp da şu evde baskı altında olup da eza cefa çekip de oturur mu? Her an görüyoruz. Telefonlar 4-5 telefon numarası var elimde onu bulamasam sizlerle. O da dışarı gitti toplantı, zaten haber vermeden kesin gitmez. Nerede olursa olsun İngiltereden her gün bir defa telefon açar. Sık sık da görüyorum, hergün hemen hemen haftada 2-3 kere telefonla görüşüyoruz, o da yetiyor zaten evladım bu zamanda zaten herkesin işi başını aşmış. Değil mi? Hiçbir arkadaşım yok ki evlatları yanında olsun. Sizle ilgisi olmayanlar dahi, ayrı birer ev açmış oturuyorlar. İşlerine gidip geliyorlar. Anne bak o da kendi hayatı, veya yoksa eşi, yalnız başına hayatını sürdürüyor. Benim arkadaşlarım şahsen öyle. Bende memnunum. Allah sizlere de ömür versin, bize de sağlıklı yaşlılık versin, daha iyi günlerinizi görelim. Hepinizin yüzlerinden nur akıyor görüyorum. Allah daha öncede söylemiştim yine tekrarlıyorum; içinizdeki güzelliği, nuru Allah yüzlerinize vurmuş. Allah devamlı bunu inşaAllah sonuna kadar götürsün, şeytana hiçbir zaman uydurmasın, ki zannetmiyorum. Bu saatten sonra kimse uymaz. Şeytan insanın kendi içindedir. Varsa içinde o zaten çıkmıştır... Hem dinsel kitaplarını hem de ilgili bilgi maksadıyla yazılan kitaplarını okuyorum. Hepsi fevkalade faydalı şeyler. Dağıttım da çoğunu zaten. Yani çok memnunum. Ve zaten karşı koyanlara da konuşmuyorum dahi, konuşmuyorum, bakıyorum savunacağım, o zaten kendi şeysinde kafası sabitlenmiş. Tamam arkadaş diyorum. Bu lafı burada kes her şeyin sonuna bak diyorum. Allah sonunuzu hayır etsin.... Niye yalan konuşayım ki, geliyorum, görüyorum. Siz geliyorsunuz, devamlı yüzü gülen bir insan değil mi, saklayabilir mi çektiği acıyı, baskıyı. Ben bilemiyorum yani, imkansız böyle bir şey. İnanmıyorum ben . Gördüğüm kadarıyla temiz bir yolda, pırıl pırıl bir insan, tabi ki destekledim. Yani kötü bir alışkanlığınız yok, Allah'a çok şükür. Görüyoruz televizyonda her gün haber oluyor. Akşam siyaset meydanında, mesela çocuk 31 yaşında yavrum, kurtulayım eroinden diye ölüyor ve gönderdiler zaten ANATEM'e. Böyle bir alışkanlık yok, böyle bir şey yok. Daha ne istiyoruz ki. Yani kötülükle ilginiz yok
Allah yolundasınız ve zaten devamlı Kurandan bahseden imandan Allah'tan bahseden bir insan nasıl kötülük yapabilir ki. Allah korkusu içinize işlemiş başta. Allah'tan korkan insan hiçbir zaman kötülük yapamaz. Ne büyüklerine ne arkadaşlarına ne cemiyete muhakkak iyilikleri dokunuyordur. Siz de insanlara böyle iyi olabilmeleri için hem şifahen hem de yazılı olarak zaten şeyde bulunuyorsunuz.
Film 17:
Ben de teyzemi anlatayım. Rahatsızlandı, kalp ilacı lazım, bütün hastanelerde aradılar bulamadılar. Hemen yeğenime telefon ettim. 25 hastaneye dağılıp ilacı bulmuşlar ve hayatı kurtuldu, bugün teyzem yaşıyor onların sayesinde. Allah onlardan razı olsun. Onların sayesinde yaşıyor...
Sevgi, saygı, anneye, babaya, akrabalara düşkünlük. Ben teyze olarak beni her zaman ararlar sorarlar. Çok çok memnunuz yani biz. Fevkalade gençler. Hepsi nur yüzlü. Bize faydaları var, zararları yok. Çok çok faydaları var. Sıkıştığımız zaman hemen onları ararız.
Film 18:
Kızım beşi bitirdikten sonra Etiler Lisesi'nde ortaokulu, liseyi Etiler Lisesi'nde bitirdi. Ondan sonra Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanmıştı. Bir sene dershaneye gittikten sonra. Boğaziçi'nde okurken arkadaşlarıyla tanıştı ve yirmi senedir de bu arkadaşlarıyla görüşüyor, ben de çok memnunum. Okul hayatında da beraberlerdi, şimdi de beraberler. Arkadaşlarını da seviyorum, tanıyorum. Onlar bize geliyorlar, biz onlara geliyoruz. Kızımın hayatından da ben de yani, bu durumdan çok çok memnunum, arkadaşlarını da seviyorum. Yirmi senedir hemen hemen görüşüyoruz, çocuğumun her durumundan... her zaman istediğim her zaman görüyorum, istediğim zaman arkadaşlarıyla beraber geliyorlar gidiyorlar. Yani benim bu arkadaşlarıyla beraber arkadaşlık yaptığı için hiçbir rahatsızlığım yoktur. Ben gayet memnumum sağolsun Allah razı olsun. Ben memnunum yani. Diyeceğim bir şey yok. Çok şükür iyi düzgün bir hayatı var, işi var. Yani övünülecek gibi. Kızım diye değil, gurur duyuyorum yani. Kızımızın güzel ahlakı, güzel ahlaklı, büyüklerine saygılı, küçüklerine saygılı. Yani kızımın ahlakı ile de gurur duyuyorum. Kızımın gidişatından da kendi hayatından da çok çok memnunum bu durumdan da. İstediğim zaman da görebiliyorum. Arkadaşlarını da seviyorum. Arkadaşları ile beraber geliyorlar, gidiyorlar. Dört dörtlük Allah razı olsun. Abileri de var, ablası da var. Geliyor onlara da gidiyor görüşüyoruz istediği zaman. Biz yani bütün bir aileyiz. Güzel ahlaklı. Tabii ki de bir aile yapısı var. İkinci de; Adnan Bey de Allah razı olsun. Öyle bir ortama girdi. Onun için de güzel ahlaklar aldı. Kitaplarını çalışıyor, okuyor, bir emek veriyor. Her şeyinden yani çok çok memnunum. Tabii ki benim kızım gelmiş kırk yaşına. Ben onu bir ... baskı altında öyle bir şey yok. Kendi isteği gibi hareket ediyor ve biz de memnunuz bu hareketinden yani. Hakikaten de yani içimizde bir şeyimiz yok memnunuz da. Bu hareketinden, bu davranışından, güzel ahlakından. Kendi çalışıyor. Kızımın geçimi de ... kendi çalışıyor, güzel mevki yerlerde çalıştı, çok güzel, iyi bir eğitim aldı, üst yöneticilik yaparak, bütün çalıştığı işler de bütün üst yöneticilik kademesinde çalıştı. Çok güzel yerlerde çalışıyor, çalıştı Kendi masrafını kendisi kazanıp karşılıyor. Güzel bir eğitim aldığı için , hep üst yöneticilik, işin, şirketlerin yönetici bölümünde çalışıyor. Biz ona her dalda güveniyoruz, işinde gücünde, ahlaki yönden. Allah razı olsun. Biz ondan çok çok memnunuz. Yani içimiz rahat çok memnunuz Allah razı olsun. Adnan Bey'in güzel kitapları var. Arada biz de bakıyoruz. Baba da okuyor, bakıyor. Kendi evimde kütüphanesi var. Kitaplar bende. Güzel muhafaza ediyorum. Okuyoruz, bakıyoruz. Kızımın güzel kütüphanesi var. Dolabında. Biz de bakıp okuyoruz. Kitaplarını da, beğeniyoruz da. Baba da okuyor, ben de okuyorum, bakıyorum. Yani ara sıra bakıyorum. Güzel kitapları var.
Film 19:
Benim üç kızım var. Üçü de bu camianın içinde yirmi seneden beri. Yirmi seneden beri ben de onlarla beraberim. Yirmi yıldan beri Adnan Bey'i çok iyi tanıyorum. Önceden basından tanıyordum sonra birebir görüştüm, çok sevdim ve çok çok seviyorum. Allah bin kere razı olsun. Onları çok güzel yetiştirdi. Beni de çok güzel yetiştirdi. Eğitti hepsini. Pırıl pırıl arkadaşları var. Hepsinden çok çok memnunum. Bunların beyinleri yıkanmış diyorlar. Hepsi kırk yaşında. En küçüğü kırk yaşında. Kırk yaşında insanın beyni yıkanır mı? Bunu... olmayacak kelimeler. Allah bin kere razı olsun. Gittim Adnan Bey'le görüştüm. Çok çok sevdim. Allah bin kere razı olsun, gene de . Kitaplarını okudum. Önceden okuyordum şimdi sağlık nedeniyle okuyamıyorum ama CD'lerini seyrediyorum. Kasetlerini dinliyorum. Çok güzel ahlaklı. Her zaman Allah'ı anan, Allah'a sevgisi çok olan, Peygamber ahlaklı bir insan. Çok çok seviyorum. Allah razı olsun. Kızlarımı çok çok iyi yetiştirdi. Kızlarımı çok iyi yetiştirdi. Arkadaşları tertemiz, pırıl pırıl. Bir toplum içinde hepsi belli oluyorlar. Hepsinden gurur duyuyorum. Arkadaşlarından da, kızlarımdan da. Üç tane daha olsa onları da teşvik ederim ve bu camianın içine girmelerine ben teşvik ettim. Çocuklarımın aileleriyle görüşüyorum her zaman. Çok çok iyi insanlar pırıl pırıl insanlar hepsi. Bu iki üç aile niye böyle karşı geliyorlar bilmiyorum. Onlar da biliyorlar ne olduğunu ama ileride pişman olacaklar. Çok geç kalmasın inşaAllah. Eşime dostuma kitapları veriyorum. Çoklarına verdim. Halen istiyorlar. Görüşmek istiyorlar. Şimdi beraber oturuyorum. Hepsiyle birlikte. Arkadaşları, kızlarım birlikte oturuyorum. Ben hiç yanlışlarını görmedim bugüne kadar. Yirmi seneden beri aynı, beraberiz. Hiçbir yanlışlıklarını görmedim şu ana kadar. İnşaAllah bundan sonra da olmayacak. Altı sene önce hastalandım. Hastanede kızlarım baktı. Kızlarım olmadığında, işleri olduğu zaman, arkadaşları baktılar ve yemeğimi dahi onlar yedirdi. İlaçlarım ile halen ilgileniyorlar, doktorumla ilgileniyorlar. Ben bunlara nasıl bir şey diyebilirim ki? Çok çok Allah razı olsun. Onları yetiştiren aileden, çok çok razı olsun Adnan Bey'den. |