BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI DAVASI’NDA
HUKUKİ SAVUNMA DELİLLERİ

BÖLÜM 1

BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI VE VAKFIN FAHRİ BAŞKANI SAYIN ADNAN OKTAR’IN GÖRÜŞLERİ VE ESERLERİ HAKKINDA

Bilim Araştırma Vakfı Davası'nın Perde Arkası

Sayın Adnan Oktar, bölücü-yıkıcı-komünist ideolojilerin temelini oluşturan Darwinizm ve Materyalizm felsefelerine karşı büyük bir fikri mücadele yürütmektedir. Sayın Adnan Oktar’ın fikirlerinden ve eserlerinden esinlenen BAV camiası da aynı doğrultuda fikri çalışmalar yürütmekte, kültürel hizmetlerde bulunmaktadır. Sayın Adnan Oktar’ın eserleri ve fikirleri gerek ülkemizde gerekse dünya çapında son derece etkili olmaktadır. Bu gerçek, dünyanın en önde gelen yayın organları ve bilim çevrelerince de dile getirilmekte, Sayın Adnan Oktar’ın çalışmaları evrim teorisini bilimsel anlamda çürüten dünya çapındaki en etkili fikri hareket olarak gösterilmektedir.

Örneğin; Scientific American Dergisi’nin Belçika’da yayınlanan Haziran 2006 sayısında kapak konusunu oluşturan “Bilim ve Darwin” başlıklı bir makale yer almıştır. Bu yazının giriş bölümünde, Harun Yahya ve Bilim Araştırma Vakfı’nın dünya çapındaki etkisinden şöyle bahsedilmiştir:

“Yaratılış söz konusu olduğunda, genellikle gözler Amerika Birleşik Devletleri’ne döner. Hıristiyan gönüllülerin evrim teorisini okul kitaplarından çıkarmak için çalıştıkları yer burasıdır. Ancak bizim kanaatimize göre, evrime en büyük darbe tam ters yönden geliyor. Türkiye’nin merkezi İstanbul’da bulunan bir vakıf (BAV), dünya çapında İslam dünyası aracılığıyla evrim teorisinin kafasını ezmek istiyor.”

Yine dünyanın en ünlü bilim dergilerinden bir diğeri olan Science’ın 18 Mayıs 2001 tarihli sayısında yer alan Robert Koenig imzalı ve “Creationism Take Root Where Europe, Asia Meet” (Avrupa ile Asya’nın Buluştuğu Yerde Yaratılışçılık Kök Salıyor) başlıklı yazıda, Adnan Oktar’ın evrim teorisinin aldatmacalarına karşı yaptığı bilimsel mücadeleye, Evrim Aldatmacası isimli kitabın uluslararası başarısına ve Türkiye’deki evrimcilerin bundan duydukları rahatsızlığa geniş yer verilmiştir. Yazıda üzerinde durulan bir diğer nokta ise bazı sol görüşlü Türk Darwinistleri’nin “bu kitapların ülkenin bazı bölgelerinde okullarda okutulan ders kitaplarından daha etkin olduğu”ndan şikayet etmeleri olmuştur. Türk evrimcilerin endişeleri makalede “... Buradaki birçok (evrimci), evrimcilerin kamuoyu nezdinde Türk yaratılışçılarının karşısında itibar kaybetmelerinden endişe duyuyor” cümleleriyle yer almıştır.

Ünlü National Geographic dergisinin Kasım 2004 sayısının İngilizce ve Almanca baskısında ise, “Was Darwin Wrong?” (Darwin Yanılmış mıydı?) başlıklı kapak haberinde evrim teorisinin yanılgılarını ortaya koyan kişi ve gruplara dikkat çekilirken, Sayın Adnan Oktar (Harun Yahya) Darwinizm’e  karşı fikri mücadelenin dünyada en önde gelen isimlerinden biri olarak gösterilmiştir.

Tüm bu örneklerden de anlaşıldığı üzere Sayın Adnan Oktar ve Bilim Araştırma Vakfı camiası tarafından Darwinist-Materyalist ideolojinin açmazlarını ortaya  koyan dünya çapında etkili bir fikri mücadele yürütülmektedir.

Bu nedenledir ki Darwinist-Materyalist ideolojiyi savunan çevrelerle, bu tehlikeli fikir akımlarının ülkemizde hakim olmasını arzulayan bazı mihraklar, yıllardan beri Sayın Adnan Oktar’ı ve BAV camiasını hedef alan hukuka aykırı girişimlerde bulunmakta, BAV camiasına karşı fikri olarak galip gelmelerinin mümkün olmadığını en baştan anladıkları için mücadelelerini gayri meşru bir zeminde sürdürmektedirler.

Nitekim bu çevreler, BAV camiasına karşı “savaş” açtıklarını açıkça ifade etmekten çekinmemektedirler. Örneğin, Türkiye’nin önde gelen evrimcilerinden biri olan Ümit Sayın, Amerika’da yayınlanan www.pitch.com adlı internet sitesine verdiği demeçte BAV’a karşı yürüttükleri mücadeleden bahsetmiş, “SAVAŞ” olarak nitelediği ve kaybettiklerini belirttiği bu mücadele ile ilgili olarak aynen şu ifadeleri kullanmıştır:

“Artık Yaratılışçılara karşı bir savaş yok. Savaşı onlar kazandılar. 1998’de Türkiye Bilimler Akademisi’nden altı profesörü onlara karşı konuşmaları için motive etmiştim. Artık, bugün bir kişiyi bile motive etmek imkansız... Buradaki durum umutsuz. Bu kişilerle 6 yıldır savaşıyorum ve sonuç alamadım.”

Sayın Adnan Oktar’ın eserlerinin oluşturduğu etki ve verdiği bilinçle, ülkemizde milli ve manevi değerlerine bağlı, Atatürkçü, milliyetçi – mukaddesatçı, çağdaş bir toplum dokusu oluşmaktadır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere bu durum, Darwinist-materyalist ideolojiye bağlı bölücü-yıkıcı-komünist odakları çok ciddi bir biçimde endişelendirmektedir. Bu nedenle, kendileri için en büyük tehlike olarak gördükleri BAV camiasını durdurmak için gayri meşru bir mücadele yürütmektedirler. Söz konusu çevrelerin yayın organlarında sıklıkla görülen ve BAV camiası ile Sayın Adnan Oktar’ı hedef alan yayınlar, bölücü-yıkıcı-komünist odakların BAV camiasının hizmetlerinden duyduğu rahatsızlığı gözler önüne sermektedir.

BAV camiasını hedef alan iftiraların, komploların ve psikolojik savaş faaliyetlerinin arkasında da BAV camiasının ülkemize faydalı hizmetlerini engellemeye çalışan bu materyalist-darwinist odaklar ile bazı masonik mahfiller bulunmaktadır. Bu odaklar yıllardır kanun dışı yöntemlerle BAV’ın faaliyetlerini engellemeye çalışmışlar, bu amaçla en başta BAV’ın Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar olmak üzere BAV camiasını hedef alan komplo girişimlerini planlayıp ard arda uygulamaya koymuşlardır. 


Ülkemizde devam eden bölücü terör hakkındaki teşhis ve çözüm
önerilerini içeren tam sayfa ilanlardan bazıları.