BÖLÜM 2
BAV DAVASI’NDAKI
İDDİALARIN GEÇERSİZLİĞİNİ
ORTAYA KOYAN
BELGELER

EBRU ŞİMŞEK’İN İFTİRA MAHİYETİNDEKİ İDDİALARINI
ÇÜRÜTEN
BİLGİ VE BELGELER
2000 yılından bu yana devam eden BAV davasında, Ebru Şimşek isimli kişinin BAV mensuplarına yönelttiği suçlamaların gerçek dışı olduğu davayı gören mahkemelerce yapılan araştırmalar sonucunda kesin biçimde ortaya konulmuş ve sonuçta İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından BAV davasında verilen beraat kararıyla kesin bir yargı hükmünü almıştır.
Ebru Şimşek'in iddialarının gerçek dışı olduğunu ispatlayan çok sayıda delil, tanık ve belge, bu beraat kararının gerekçesinde geniş biçimde açıklanmıştır. (Bu beraat kararı kesinleşmiştir.) Kitabın bu bölümünde, BAV davasını gören Mahkemenin beraat kararına dayanak olan delillerden bazılarını dikkatinize sunacağız.
Örneğin Ebru Şimşek, Kanal 6'da yayınlanan fuhuş pazarlığı görüntülerini tevil etmek için bu görüntülerin güya BAV camiası mensupları tarafından kendisine silah zoruyla ve içeceğine uyuşturucu katılarak hayat kadını rolü yaptırılmasıyla (!) çekildiğini iddia etmiş ve olayın bir BAV camiası mensubunun İstanbul İstinye semtindeki villasında gerçekleştiğini öne sürmüştür. Ancak Mahkeme, Ebru Şimşek'in her iki iddiasının da gerçek dışı olduğunu tespit etmiştir.
Ebru Şimşek'in anlatımının iftira mahiyetinde olduğunu ortaya koyan en önemli delillerden biri Ebru Şimşek'in “olay yeri” hakkında yalan söylediğinin ortaya çıkartılmış olmasıdır. Ebru Şimşek, bir BAV mensubuna ait (İstinye'deki) bir villayı “çekimler burada gerçekleşti” diyerek polislere göstermiştir. İşte mahkeme, Kanal 6'da yayınlanan ve Ebru Şimşek'in şantaj suçlamasına dayanak olarak gösterdiği görüntülerinin, BAV mensubu Mehmet Atmaca'ya ait olan bu evde çekilmediğini kesin biçimde ispatlamıştır. Mahkeme tarafından tayin edilen, mahkeme heyeti ve Cumhuriyet Savcısının huzurunda her iki mekanı inceleyen resmi bilirkişi İnşaat Yüksek Mühendisi Çağlar Göksu, Kanal 6'da yayınlanan görüntülerdeki evin Ebru Şimşek tarafından gösterilen ev olamayacağına dair rapor vermiştir. Bu resmi raporun dışında, Mahkeme heyeti ve iddia makamı da bu açık gerçeği müşahede etmişlerdir. Ebru Şimşek'in o dönemki ev arkadaşı Filiz Karataş, olayın içyüzünü ve Ebru Şimşek'in hem olay yeri hakkında, hem de olayın gelişimi hakkında yalan söylediğini -birinci dereceden şahit olarak- tüm açıklığıyla İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda anlatmıştır.
Ebru Şimşek'in anlatımının iftira mahiyetinde olduğunu ortaya koyan diğer bir yön ise, Ebru Şimşek'in söz konusu görüntülerinin tehdit, baskı, içeceğe uyuşturucu atma, silah gösterme gibi yöntemlerle oluşturulduğu şeklindeki (zaten kendi içinde de çelişkili olan) iddialarının gerçek dışı olduğunun anlaşılması olmuştur. Dava konusu (Kanal 6'da yayınlanan fuhuş pazarlığına ilişkin) görüntüleri inceleyen kurumlar ve uzman akademisyenler bu çekimlerin gerçek bir fuhuş pazarlığını yansıttığını, Ebru Şimşek'in konuşma ve tavırlarında, baskı ve tehdit altında olduğuna, ya da uyuşturucu etkisi altında olduğuna dair hiçbir belirti bulunmadığını, tam tersine son derece şuuru açık ve kendinden emin tavırlar gözlemlediklerini rapor etmişlerdir. Bu bilirkişi raporları da, Ebru Şimşek'in BAV mensuplarına yönelik suçlamalarının iftira mahiyetinde olduğunu ortaya koymuştur.
Bu nedenledir ki, Ebru Şimşek'in şantaj suçlaması ile ilgili olarak BAV mensupları hakkında beraat kararı verildiği gibi, Ebru Şimşek aleyhinde iftira suçundan çok sayıda kamu davası açılmıştır. Bu kitabın basıldığı tarih itibarıyla, Ebru Şimşek aleyhindeki iftira davalarının önemli bir bölümü devam etmektedir.
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/26 esas sayılı
davasında İstanbul C. Başsavcılığı tarafından dosyaya sunulan mütalaa ve
mahkemenin kesinleşmiş beraat kararının Ebru Şimşek hakkındaki bölümü


Ebru Şimşek’in şantaj ve tehdit iddialarının asılsız olduğunu ortaya koyan
İstanbul C.Başsavcılığı’nın 12.08.1999 tarih,
1996/9848 Hz. 1999/8409 sayılı takipsizlik kararı


Ebru Şimşek’in Kanal 6 TV’de yayınlanan gayri ahlakı pazarlık
görüntülerindeki ev ile İstinye’deki villanın
mimari özelliklerinin resim ve grafiklerle karşılaştırılması
 |
 |
| İstinye’deki villa ile fuhuş pazarlığı görüntülerindeki evin taşıyıcı sistemleri (kolon-kiriş yapıları) birbirinden tamamen farklıdır. Ebru Şimşek’in görüntülerindeki yapı “Betonarme plak döşeme sistemiyle” (tavandan sarkan kirişlerin görüldüğü sistem) inşa edilmiştir. |
İstinye’deki villa ise “Asmolen döşeme sistemiyle” (kirişlerin tavan içinde gömülü oldukları için görülmediği sistem) inşa edilmiştir. |
Ebru Şimşek’in bir BAV mensubunun İstinye’deki evinde çekildiğini öne sürdüğü görüntülerinin, gerçekte bu evle ilgisinin bulunmadığı bilirkişi raporuyla ortaya çıkmıştır. Bilindiği gibi, 1994 yılında, Ebru Şimşek, ortaya attığı “benim görüntülerimi BAV mensupları silah tehdidiyle çekti” senaryosuna kendince inandırıcılık katmak amacıyla, olayın nerede gerçekleştiğini soran emniyet görevlilerine bir BAV mensubunun İstinye’deki evini göstermiştir. Bununla da yetinmeyerek, -daha önce takipsizlik kararı almış- bu ithamını, BAV Davası’na taşımıştır. Bunun üzerine davaya bakan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İstinye’deki bu ev ile Ebru Şimşek’in görüntülerindeki evi, mahkeme heyetinin de iştiraki ile resmi bilirkişiye inceletmiştir.
Mahkemenin tayin ettiği İnşaat Yüksek Mühendisi Çağlar Göksu tarafından gerçekleştirilen bu bilirkişi tetkiki sonucunda, EBRU ŞİMŞEK’İN KANAL 6’DA YAYINLANAN GÖRÜNTÜLERİNDEKİ EVİN KESİNLİKLE İSTİNYE’DEKİ EV OLMADIĞI, bu iki evin tamamen farklı yerler olduğu ortaya çıkmıştır. Bilirkişinin buna ilişkin verdiği raporun sonuç kısmında şu ifadeler yer almıştır: “… Söz konusu mekanların AYRI MEKANLAR olduğu, gizli kamera görüntülerinin kaydedildiği mekandaki döşeme sisteminin asmolen döşemeli sisteme çevrilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı kanaatindeyim.” (18.10.2004 tarihli bilirkişi raporu, sf.3) Başka bir deyişle, Ebru Şimşek baştan sona GERÇEK DIŞI BİR SENARYO ANLATMIŞ, senelerce Türk Halkı’nı YANILTMAYA ÇALIŞMIŞTIR.
Ebru Şimşek’in gösterdiği evin görüntülerdeki evle ilgisi bulunmadığı gibi, anlattığı “silahlı tehdit” hikayesinin de görüntülerdeki gayriahlaki olayla ilgisi bulunmamaktadır. Görüntülerdeki olay gerçek bir GAYRİAHLAKİ PAZARLIĞA aittir ve konunun BAV camiası mensuplarıyla hiçbir ilgisi yoktur.

Ebru Şimşek’in asılsız iddialarına konu olan İstinye’deki ev ile
görüntülerdeki evin “aynı ev olmadığını” ortaya koyan
Yüksek İnşaat Mühendisi Çağlar Göksu’nun resmi bilirkişi raporu


Mahkeme tarafından tayin edilen resmi bilirkişi tarafından hazırlanmış olan yukarıdaki raporun yanı sıra, bu iki mekanın tamamen farklı yerler olduğunu ve Ebru Şimşek’in gerçek dışı iddialarda bulunduğunu ortaya koyan 12 ayrı teknik bilirkişi mütalaası bulunmaktadır. Bu raporların tamamı BAV Davası dosyasındadır. (İTÜ Mimarlık Fak., Yıldız Teknik Üniversitesi ve diğer mimarların verdikleri raporlar)
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ebru Şimşek’in görüntüleri
ile ilgili izleme tutanağı


İstinye’deki villa hakkında verilen akademik bilirkişi raporları,
bu evin Ebru Şimşek'in görüntülerindeki ev
olmadığını kanıtlamaktadır
İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından verilen bilirkişi raporu

Yüksek Mimar Ratip Kansu tarafından verilen bilirkişi raporu

Yüksek Mimar İrem Erez tarafından verilen bilirkişi raporu

Yüksek Mimar Ömer Korman tarafından verilen bilirkişi raporu


İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın
Ebru Şimşek’in görüntüleriyle ilgili olarak hazırladığı bilirkişi raporu

CD’LERİN İNCELENMESİ SONUCUNDA;
1- İnceleme konusunda CD’ deki görüntülerdeki mevcut bayanın kayıt süresince şuurunun açık, irade ve hareket serbestisinin tam olduğu gözlenmekte olup, duygu, düşünce ve davranışlarının değerlendirilmesinde herhangi bir içki, uyuşturucu, ilaç veya benzeri bir maddenin tesiri altında olduğu şüphesini uyandıracak bir işaret bulunmadığı, Aparkan isimli ilacın alımına bağlı olarak ortaya çıktığı iddia edilen irade, şuur ve hareket serbestisini bozan bir bulgu da tesbit edilmediği,
2- İncelenen görüntülerde herhangi bir tehdit, korku ya da baskı unsuruna rastlanmadığı,
3- Görüntülerdeki bayanda konuşma, ifade, denge, duygu, düşünce, algı muhakeme ve kas motor koordinasyon bozukluğu tespit edilmemiş olup, davranışlarının doğal bulunduğu,
4 - Bayanın davranışlarında rol yaptığı şüphesini uyandıracak herhangi bir işarete rastlanmadığı, istemli hareketler sergilediği kanaatine varılmıştır 21.10.2005.
Ebru Şimşek'in tehdit altında ve şuur bulanıklığı içinde çekildiğini iddia ettiği fuhuş pazarlığı görüntüleri, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi yargıçlarının, duruşma savcısının ve bilirkişinin huzurunda izlenmiş,
Ebru Şimşek'in bu iddiasının gerçekdışı olduğu tartışmasız biçimde anlaşılmıştır
Görüntülerde en ufak şüpheye mahal bırakmaksızın fark edilebilen hususlar, Ebru Şimşek’in iddialarının gerçek dışı olduğunun açık ve somut delilleridir. Bu hususlardan bazıları şu şekildedir:
- Ebru Şimşek’te herhangi bir sarhoşluk veya şuur bulanıklığı görülmemektedir.
- Hiçbir denge veya kontrol sorunu yaşamaksızın rahatça oturmakta, kalkmakta, yürümekte, giyinmekte, soyunmaktadır.
- Her söyleneni rahat ve kusursuzca algılamaktadır.
- Kendisine verilen parayı saymakta ve hesap yapmaktadır.
- Kavram seçimi, dilbilgisi ve vurgu açısından hatasız cümleler kurmaktadır.
- Hafızası yerindedir. Örneğin görüntüdeki müşteri, aracılık yapan kişinin ismini hatırlayamamakta ve Ebru Şimşek’e sormaktadır. Ebru Şimşek ise aracılık yapan kişinin ismini (Semi) hiç düşünmeden hemen söylemektedir. Aynı şekilde kendisinden telefon numarasını isteyen müşteriye, hiç düşünmeden ve duraksamadan cevap vermektedir.
- Oldukça hazır-cevap konuşmalar yapmaktadır. Her şeye anında (kendi hayat felsefesi doğrultusunda) mantıklı ve tutarlı cevaplar verebilmektedir.
- Konuşmalarında gönülsüz bir rol havası değil, taklidi mümkün olmayan doğal ve istekli bir hava vardır.
- Konuşmalardaki konular spontane olarak yani önceden belirlenmemiş şekilde gelişmektedir.
- Gerektiğinde kendini savunmakta, karşı mantıklar geliştirmektedir. İstemediği şeylere itiraz etmektedir. Menfaatlerini titizlikle korumaktadır.
- Şaşırma, gülme gibi tepkileri tamamen tabiidir.
- O sıradaki konuşma ve davranışlarının kaydedildiğinden habersiz olduğunu gösteren davranışlarda bulunmaktadır. (Örneğin, ışığı kapatmayı teklif etmektedir.)
- Sesinde, konuşmalarında ve hareketinde korku, tedirginlik, endişe, heyecan gibi tehdit belirtileri bulunmamaktadır. Ses titremesi, kesik kesik konuşma, tereddüt, duraksama gibi, kişinin rahat konuşmadığını gösteren belirtilerin hiç biri göze çarpmamaktadır.
- Neşeli ve canlı bir ruh halindedir. Espriler yapmaktadır. Karşısındakinin şakalarına gülmektedir.
- Çevreden talimat alan bir kişinin davranışları görülmemektedir. Göz teması doğrudan karşısındaki kişiyledir. Çevrede başka biri olmadığı anlaşılmaktadır. Hiçbir şekilde (göz ucuyla bile olsa) kameraya baktığı gözlenmemektedir.
- Çevrede herhangi bir kişinin (ya da iddia ettiği gibi) “silahlı kişiler”in olduğuna dair gölge, ses vs. hiçbir belirti yoktur. Ebru Şimşek, müşterisi ile tek başınadır.
- Görüntülerin başında ekrana gelen (ve daha sonra kendisiyle röportaj yapılan) Semi Karaş’ın bu gibi gayri meşru para karşılığı ilişkilere aracılık eden, bu çevrelerde “muhabbet tellalı” tabir edilen bir kişi olduğu anlaşılmaktadır. Semi Karaş tevilli olarak bu durumu ikrar etmektedir. Bu husus, para alışverişinin ve para pazarlıklarının mizansen olmadığını göstermektedir.
- Semi Karaş da rol yapmamaktadır. O dünyanın insanlarına has konuşmalar ve davranışlar sergilemektedir.
- Semi Karaş’ın annesi, Show TV’nin Çok Özel programı ekibi tarafından yapılan gizli kamera çekiminde, kaydedildiğinin farkında olmaksızın Ebru Şimşek’in gerçek durumunu açıklamakta, Ebru Şimşek’in para karşılığı erkeklerle birlikte olduğunu ifade etmekte, bu konuyla ilgili olarak Ebru Şimşek’in aradığını ve kendisini ele vermemelerini istediğini aktarmaktadır.
- Ebru Şimşek, o dünyada kullanılan profesyonel müşteri kazanma tekniklerine başvurmaktadır. Müşteri zannettiği gazeteciye yakışıklı olduğunu, onu beğendiğini, kendisinin tam tipi olduğunu söylemektedir.
Bu görüntülerde Ebru Şimşek’in iddia ettiği gibi herhangi bir tehdit, baskı, rol, zorlama veya uyuşturucu ilaç etkisinin söz konusu olmadığı, Ebru Şimşek’in zor ve baskı altında değil tabii ve kendi iradesi doğrultusunda tavırlar gösterdiği, bu görüntüdeki olayın sıradan bir “gayri ahlaki ilişki pazarlığı” olduğu, görüntüleri seyreden herkes tarafından anlaşılmıştır. Nitekim aynı konuyla ilgili iftira soruşturmalarını yürüten 8 ayrı savcılık, bu konuda dava dosyamızda raporları bulunan adli tıp uzmanları, profesörler, doktorlar ve daha birçok kişi, görüntüleri izler izlemez Ebru Şimşek’in iddialarının gerçek dışı olduğu kanaatine ulaşmışlardır.
GÖRÜNTÜLERDE EBRU ŞİMŞEK'İN ŞUURUNUN AÇIK OLDUĞUNU VE KENDİ İRADESİYLE HAREKET ETTİĞİNİ GÖSTEREN PSİKİYATRİ RAPORU
Sözkonusu görüntüleri inceleyen psikofarmakoloji uzmanı
Prof. Dr. Nevzat Tahran’ın hazırladığı 22 Şubat 2001
tarihli bilirkişi mütalaası


Ebru Şimşek’in görüntüleriyle ilgili olarak Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim
Dalı Eski Başkanı Prof. Dr. Aslan Oğuz tarafından hazırlanan mütalaa


Ebru Şimşek’in iddialarını inceleyen Psikolog Dr. Aysın Turpoğlu Çelik’in,
söz konusu görüntüler üzerinde yaptığı değerlendirmeler neticesinde
hazırladığı 15.10.2003 tarihli bilirkişi mütalaası


Aynı görüntülerle ilgili olarak DEPAM tarafından
hazırlanan bilirkişi raporu


Filiz Karataş’ın Ebru Şimşek’in iddialarının iftira olduğunu ortaya koyan,
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda verdiği 9.12.2004 tarihli ifadesi

Ebru Şimşek'in iftira mahiyetindeki ifadeleri sebebiyle
hakkında iftira suçundan 8 ayrı ceza davası açılmıştır
1. İstanbul C.Başsavcılığı 2003/7250 Hz
2. Tuzla C.Başsavcılığı 2002/2660 Hz.
3. Kadıköy C.Başsavcılığı 2002/22957 Hz.
4. Kadıköy C.Başsavcılığı 2003/15293 Hz.
5. Kadıköy C.Başsavcılığı 2003/1096 Hz.
6. B.Çekmece C.Başsavcılığı 2002/7488 Hz.
7. İstanbul C.Başsavcılığı 2003/17120
8. İstanbul C.Başsavcılığı 2003/53596 Hz.
Ebru Şimşek'in iftira mahiyetindeki ifadeleri sebebiyle
mahkeme kararıyla tekzip yayınlayan kuruluşlar

Ebru Şimşek’in BAV Camiası’nı hedef alan senaryosunun gerçekleri yansıtmadığını gösteren gazete haberleri:
Aşağıdaki gazete haberlerinde nakledilen olaylar göstermektedir ki, Ebru Şimşek, sözkonusu
görüntüleri basına yansımadan önce de aynı gayri ahlaki yaşam tarzını sürdürmekteydi
09.08.1994
BASINA YANSIYAN PAZARLIK TELEFONU
Ebru Şimşek 1994 yılında İstanbul'a gelişinin ardından basında, bu kişi hakkında belgeli ve resimli, dikkat çekici haberler yer almıştır.
Örneğin Takip Gazetesi 09.08.1994 tarihli sayısında Ebru Şimşek hakkında "KIRMIZI NOKTA"LIK KUZENLERİN SATIŞ TAKTİĞİ" başlıklı bir haber yayınlamıştır.
Büyük bir fotoğrafının da yayınlandığı bu haberde Ebru Şimşek’in gayri ahlaki faaliyetlerde bulunduğu anlatılmaktadır. Haberde bu işlere aracılık eden bir bayanın, bakire olduğunu iddia ederek Ebru Şimşek’i 50 Milyon Liraya pazarlamaya çalıştığı bildirilmiştir.
Ebru Şimşek bu haberi tekzip etmemiş, yayınlayan basın kuruluşu hakkında cezai veya hukuki hiç bir işlem başlatmamıştır.
Burada esas önemli nokta, bu haberin yayın tarihidir. 9 Ağustos 1994 tarihini taşıyan bu haber Ebru Şimşek'in "fuhuş pazarlığı rolü oynadım" dediği görüntülerinin yayınlanmasından tam 2.5 ay öncesine aittir. Demek ki Ebru Şimşek malum görüntülerinin yayınlanmasından önce de bu tür faaliyetleriyle basının dikkatini çekmekteydi.
21.09.1994
GAZETECİLERİN YAKALADIĞI PAZARLIK
Hafta Sonu Gazetesi'nin 21.09.1994 tarihli sayısında, Ebru Şimşek ile ilgili bir haber "YÜZÜ GÜZEL KADINI BÖYLE PAZARLIYORLAR" başlığıyla yayınlanmıştır.
Bu haberde Ebru Şimşek’i direkt olarak hedef alan önemli iddialarda bulunulmuş, bu iddialar çeşitli fotoğraflarla belgelenmiştir. Haberde, Ebru Şimşek'in, kadın pazarlayan bir aracıyla birlikte bir eğlence yerine geldiği, yanlarında para karşılığı anlaştıkları iki erkeğin bulunduğu, burada Ebru Şimşek'in çevredeki erkeklerle uygunsuz davranışlar içine girdiği, bu nedenle tartışmalara neden olduğu, bu olaylara tanık olan muhabirin ağzından anlatılmıştır.
Gazete, Ebru Şimşek ve yanındaki aracı kişiden çok ağır ifadelerle söz etmesine karşın, Ebru Şimşek bu haberi tekzip etmemiş, yayınlayan basın kuruluşu hakkında cezai veya hukuki hiçbir işlem başlatmamıştır.
Daha önemlisi, bu haber Hafta Sonu gazetesinde, Ebru Şimşek’le ilgili basına yansıyan ve büyük sansasyona neden olan gayri ahlaki görüntülerin yayınlanmasından 1 ay önce yer almıştır. Yani basın bu görüntülerden önce de Ebru Şimşek’in benzeri pazarlık olaylarını haber yapmış, fotoğraflarla gözler önüne sermiştir. Ekim 1994'te yayınlanan görüntüleri için "ben orada rol yaptım" diyen Ebru Şimşek o görüntülerden aylar önce yayınlanan haberlerde yine aynı iddiaların yayınlanmasını açıklayamamaktadır.
Yine bu haber, Filiz Karataş’ın Ebru Şimşek’le ilgili dilekçelerini ve tanıklık ifadelerini de teyit etmiştir.
Ebru Şimşek'in uyuşturucu kullandığını belgeleyen, Adli Tıp Kurumu
Başkanlığı Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi tarafından verilen,
818/94 sayı ve 23.1.1996 tarihli rapor

Ebru Şimşek'in evinde uyuşturucu alemi yapıldığı ihbarını alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri Ebru Şimşek'in ikamet ettiği Gayrettepe'deki eve 21 Ocak 1996 günü baskın düzenlemişlerdir. Evde bulunan Ebru Şimşek ve çok sayıda kişide esrar ve kokain ele geçirilmiştir, ayrıca Ebru Şimşek ve diğerlerinin kanında Adli Tıp Kurumu’nca yapılan tahlillerde esrar ve kokain bulunmuştur. Yukarıdaki Adli Tıp Raporu’nda Ebru Şimşek’in kanında 1730 mg/ml esrar yanmaddesi çıktığı ifade edilmektedir.
Ebru Şimşek’in aleyhinde, uyuşturucu kullanmak, satmak,
satışına aracılık etmek suçlarından verilen mahkumiyet kararı

Ebru Şimşek İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü’nde (28.1.1996) ve İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (4.4.1996) verdiği ifadelerinde, esrar ve uyuşturucu hap kullandığını itiraf etmiştir. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bu olayla ilgili olarak Ebru Şimşek'in 5 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermiştir. Bu karar kesinleşmiştir.

Ebru Şimşek'in evindeki uyuşturucu aleminin Narkotik Şube timlerince basılması ve evdeki 13 kişinin gözaltına alınarak geniş bir soruşturma başlatılması, o dönemde basına da geniş olarak yansımıştır. |