BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI DAVASI’NDA
HUKUKİ SAVUNMA DELİLLERİ

BÖLÜM 2

BAV DAVASI’NDAKI İDDİALARIN GEÇERSİZLİĞİNİ ORTAYA KOYAN BELGELER

CİNSEL SÖMÜRÜ İDDİALARININ GEÇERSİZLİĞİNİ ORTAYA KOYAN BELGELER

BAV Davası’nın emniyet soruşturması kapsamında, 100 kişi gözaltına alınmış ve 48 ayrı evde arama yapılmıştır. Ancak, BAV camiası mensuplarının hiçbir suçla uzaktan yakından ilgilerinin bulunmadığı çok kısa sürede anlaşılmıştır.

BAV camiası mensupları hakkında hukuka aykırı herhangi bir olgunun tespit edilememesi ve gerçekleştirilen komplonun boşa çıkma tehlikesinin doğması üzerine, olmayan suç kanıtlarının sahte yollarla oluşturulma gayretleri devreye girmiştir. Bu amaçla, sahte tutanaklara, yalancı tanıklara, fena muamele altında zorla imzalatılmış düzmece ifade tutanaklarına ve aşırı şiddete başvurulmuştur.

Herkesin gözleri önünde yaşanan bu şiddet ve hukukdışı uygulamalar silsilesine karşı, toplumdan gelebilecek tepkileri azaltmak için ise devreye psikolojik savaşın en kirli yöntemleri sokulmuştur. Belli medya kuruluşları kanalıyla Sayın Adnan Oktar'ın ve BAV camiası mensuplarının ahlaki değerlerine insafsızca saldırılmıştır.

Özellikle de, BAV camiası mensuplarının (güya) Türk-İslam aile anlayışına uygun olmayan bir yaşam sürdükleri teması, sistematik biçimde işlenmeye çalışılmıştır.

Magazin dedikodularından derlenmiş bu çirkin yakıştırmaları kullananların amacı, elbette, milliyetçi - mukaddesatçı kişilikleriyle tanınan BAV camiası mensupları aleyhinde bir hava oluşturmak, hukuka aykırı uygulamalara maruz kaldıkları bir dönemde kendilerine sahip çıkacağı belli olan muhafazakâr kesimi şüpheye düşürmek, uygulanan ağır hukuksuzluklara müdahale edilmesini engellemektir.

Ama bu iddianın tüm muhatapları (ki bunlar DGM önünde de dinlenmiştir) bu çirkin iftiraların gerçek dışı olduğunu ifade etmişlerdir.

CİNSEL SÖMÜRÜ İDDİALARINI ÇÜRÜTEN BELGELER

Şirin Erdilek’in 8.12.2000 tarihli mahkeme ifadesi

“Bana karşı herhangi bir tehdit, cinsel ilişki, cinsel taciz olmamıştır.”


Seçkin Piriler’in dilekçesi

Seçkin Piriler ayrıca İstanbul 1 No.lu DGM'nin 2000/18 esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinde “Bana hiçbir zararı dokunmayan Adnan Oktar ve arkadaşlarından şikayetçi olmadığımı tekrar belirtmek istiyorum. Kendileriyle olan arkadaşlığım süresince hiçbir zarar görmedim” cümlesini kullanmıştır.

Tuğçe Doras’ın İstanbul 1 No.lu DGM’ye 22.03.2000 tarihinde verdiği dilekçe


Nefise Karatay’ın İstanbul 1 No.lu DGM’ye 02.06.2000 tarihinde verdiği dilekçe