BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI DAVASI’NDA
HUKUKİ SAVUNMA DELİLLERİ

ÖNSÖZ

12 Kasım 1999 günü, Bilim Araştırma Vakfı camiası mensuplarına ait olduğu düşünülen 50 ayrı eve gece yarısı saat 03:00'de İstanbul Organize Suçlar Şubesi’nce baskın yapılmış, 100'e yakın insan gözaltına alınmıştır.

12-18 Kasım 1999 tarihleri arasında BAV camiası mensupları, gözaltında ağır işkencelere maruz kalmışlardır. Daha sonra da derin mağduriyetlere neden olacak çirkin bir karalama kampanyasının hedefi haline getirilmişlerdir.

İşkence altında zorla imzalatılan sahte ifade tutanakları uydurma suçlamalara dayanak yapılarak, BAV Camiası'nın güya yasadışı bir oluşum meydana getirdiğini ve şantaj yaptığını öne süren bir iddianame düzenlenmiştir.

2000 yılında İstanbul DGM'de başlayan ve İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren “Bilim Araştırma Vakfı Davası”nda 42 kişi yargılanmıştır. Dava 7 yıl sürmüştür. 2005 yılında bir kısım BAV mensuplarının davası zamanaşımına girmiştir. Zamanaşımına girmeyenler de 2007 yılında beraat etmiştir. Bu beraat kararı kesinleşmiştir.

Hem beraat kararı hem de zamanaşımı kararı, Savcılık Makamı'nın talebi doğrultusunda oybirliğiyle verilmiştir.

Toplam yedi yıla yayılan bu yargılama sürecinde toplanan deliller, ortada hiç bir suç bulunmadığını ortaya koymuştur.

Peki o zaman neden bu kadar mağduriyet yaşanmıştır?

BAV camiası mensuplarının böyle bir tertibe maruz kalmalarının arkasında tamamen ideolojik nedenler yatmaktadır.

BAV Fahri başkanı Sayın Adnan Oktar, bölücü-yıkıcı-komünist ideolojilerin temelini oluşturan Darwinizm ve Materyalizm felsefelerine karşı büyük bir fikri mücadele yürütmektedir. Sayın Adnan Oktar'ın fikirlerinden ve eserlerinden esinlenen BAV camiası da aynı doğrultuda fikri çalışmalar yürütmekte, kültürel hizmetlerde bulunmaktadır.

Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinin oluşturduğu etki ve verdiği bilinçle, ülkemizde milli ve manevi değerlerine bağlı, Atatürkçü, milliyetçi - mukaddesatçı, çağdaş bir toplum dokusu oluşmuştur. Bu durum, Darwinist-materyalist ideolojiye bağlı bölücü-yıkıcı-komünist odakları çok ciddi bir biçimde endişelendirmektedir.

Bu nedenledir ki Darwinist-Materyalist ideolojiyi savunan çevrelerle, bu tehlikeli fikir akımlarının ülkemizde hakim olmasını arzulayan bazı mihraklar, yıllardan beri Sayın Adnan Oktar'ı ve BAV camiasını hedef alan hukuka aykırı girişimlerde bulunmakta, BAV camiasına karşı fikri olarak galip gelmelerinin mümkün olmadığını en baştan anladıkları için mücadelelerini gayri meşru bir zeminde sürdürmektedirler.

BAV camiasını hedef alan iftiraların, komploların ve psikolojik savaş faaliyetlerinin arkasında da BAV camiasının ülkemize faydalı hizmetlerini engellemeye çalışan bu materyalist-darwinist odaklar ile bazı masonik mahfiller bulunmaktadır.

Bu odaklar yıllardır kanun dışı yöntemlerle BAV'ın faaliyetlerini engellemeye çalışmışlar, bu amaçla en başta BAV'ın Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar olmak üzere BAV camiasını hedef alan komplo girişimlerini planlayıp ardarda uygulamaya koymuşlardır.  

BAV camiasına karşı yürütülen linç kampanyasının ardında yatan asıl neden işte budur.

Elinizdeki bu kitapta, BAV Davası'na dayanak yapılan iddiaların mesnetsiz ve temelsiz olduğunu ortaya koyan ve dolayısıyla bu iddiaların hukuki nedenlerle değil de ideolojik sebeplerle üretildiğini gösteren belgeleri bulacaksınız.

Bu kitabı okuduğunuzda kafanızda canlanan diğer bir soru “nasıl olup da yargı tüm bunların yaşanmasına izin verdi?” olacak. Bu kitapta aktarılan olayları ve sunulan belgeleri incelediğinizde “hukuk devleti”nin, “yargı bağımsızlığı”nın, “yargı tarafsızlığı”nın bir toplum için ne kadar hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha göreceksiniz.

Amacımız, 1998-2002 dönemini ülkemizin belki de en karanlık dönemi yapan kanunsuzlukların, hukuksuzlukların, usülsüzlüklerin bir daha yaşanmamasını sağlamak, Türkiyemiz'in çağdaş bir hukuk devleti olmasına katkıda bulunmaktır.