Profesör G. Robert Blakey'nin
I. Profesör G. Robert Blakey'nin Özgeçmisi Profesör G. Robert Blakey A.B.D., Indiana, Notre Dame'da bulunan Notre Dame Hukuk Fakültesi'nde William J. ve Dorothy O'Neill Hukuk Profesörüdür. Ceza Hukuku, Federal Ceza Hukuku, Federal Ceza Uygulamalari, ve Içtihat. Profesör Blakey 1957'de Notre Dame Üniversitesi'nin Felsefe Bölümünden Onur derecesiyle mezun oldu. 1960'da Notre Dame Hukuk Okulu'nda Doktora Tezini verdi. Phi Beta Kappa, Order of the Coif ve Amerikan Hukuk Enstitüsü üyesidir. 1960'da Columbia ve Kuzey Carolina Barolarina, 1963'de Yüce Divan Barosuna kabul edilmistir. Profesör Blakey 1960'dan 1964'e kadar Amerika Birlesik Devletleri Adalet Bakanligi'nin Ceza Departmani'ndaki Organize Suç ve Dolandiricilik Biriminde Bassavcinin Onur Programinda Özel Savci olarak görev yapmistir. 1964'de Notre Dame Hukuk Fakültesi'nde Doçent olduktan sonra, 1968'de Profesör ünvanini kazanmistir. Ceza Hukuku ve Uygulamalari Alt Komitesi'nin danismani olan Profesör Blakey, 1968'de çikan Birlesik Suç Denetim ve Güvenli Sokaklar Kanunu'nda telefon dinlemesi konusundaki III. Basligin ana kanun yapicisidir. Profesör Blakey Amerikan Baro Birligi'nin hazirladigi Ceza Hukukundaki Minimum Standartlar: Elektronik Takip (1967-1968) Projesinin Raportörü olarak görev yapmistir ve Baskan tarafindan Telefon Dinleme ve Elektronik Takip konusundaki Federal ve Eyalet Yasasi konusundaki Milli Komiteye atanmistir. (1974-1975) 1969'dan 1973'e kadar Profesör Blakey Amerikan Senatosu Hukuk Komitesi Ceza Hukuku ve Uygulamalari Alt Komitesine Bas Danismanlik yapmistir. 1969 ve 1970'de Profesör Blakey "RICO" adiyla bilinen P.L. 91-452, IX baslikli kanunun ana kanun yapicisi olmustur. 1973'ten 1980'e kadar, Profesör Blakey A.B.D., New York, Ithaca'da bulunan Cornell Hukuk Fakültesindeki Cornell Organize Suç Enstitüsünde Direktörlük ve Hukuk Profesörlügü yapmistir. 1980'de Notre Dame Hukuk Fakültesine geri dönmüs ve burada William J. ve Dorothy O'Neill Hukuk Profesörü olarak görev yapmaya devam etmistir. 1985 ve 1986 arasinda Profesör Blakey memur suçlari hakkindaki davalarla baglantili olarak Amerika Birlesik Devletleri Senatosu Adli Komitesinin danismanligini yapti. 1988'de A.B.D. Temsilciler Meclisi Adli Komitesi'ne RICO reformu konusunda danismanlik yapti. Kendisi ayrica Amerikan Baro Birliginin Ceza Hukuku Bölümünün RICO Davalari Komitesi Eski Baskanidir. Ayrica Amerikan Baro Birliginin Ceza Hukuku Bölümü Konseyinin de üyeligini yapmistir. Profesör Blakey 1970'de RICO'nun çikarilmasindan beri Amerikan Senatosundaki bazi komiteler nezdinde RICO hakkinda bilirkisi olarak görev yapmistir. Ayrica 1980'de ceza degisiklikleri tasarisi ile ilgili olarak Amerikan Senatosu Adli Komitesinde, RICO ve Chicago'da organize suçlar ile ilgili olarak 1983'de Amerikan Senatosu Kalici Arastirma Alt Komitesinde, ve RICO reformu ile ilgili tasarilarla baglantili olarak 1985, 1986, 1988, ve 1989'da Amerikan Senatosu ve Temsilciler Meclisi Adli Komitelerinde bilirkisi olarak görev yapmistir. Profesör Blakey ayni zamanda 1970'den beri çikmis 29 eyalet RICO kanunun çogunun taslagini hazirlamis, üstünde çalismis ve bilirkisi olarak görev yapmistir. Ayrica Kanada Adalet Bakanligi'nda, Puerto Rico Bassavciligi Makaminda, ve Jamaica Adalet Bakanliginda RICO-tipi kanunlarin çikarilmasinda danismanlik yapmistir. Jamaica Adalet Bakanligindaki görevi Amerika Birlesik Devletleri Hükümeti tarafindan verilmistir. Profesör Blakey Amerikan Mahkemeleri Idare Makaminda düzenlenen çesitli hukuki seminerlerde RICO üstüne konusmalar yapmistir. Bu seminerler bölge hakimleri ve sulh yargiçlarina hitaben düzenlenmekteydi. Ayrica Adalet Bakanligindan, Amerikan Bassavcilari Baskanligindan, ve Federal Savunma Avukatlari Baskanligindan çesitli gruplara RICO hakkinda konferanslar ve egitimler vermistir. Halen, Amerika'nin çesitli yerlerinde Federal ve Devlet baro birlikleri, Hukuk Fakülteleri ve özel gruplar tarafindan düzenlenen hukuki egitim programlarinda RICO hakkinda konusmalar yapmaktadir. Profesör Blakey çesitli Amerikan devlet ve eyalet mahkemelerinde RICO konusunda açilan davalarda hem davaci hem de davalilari temsil etmistir. Örnegin, Amerika Birlesik Devletleri Yüce Divanin'da otuzdört eyaleti fahri müsavir olarak temsil etmistir. Bu davalar arasinda Sedima, S.P.R.L.-Imrex Co., Inc., No. 84-648, A.B.D. Yüce Divani (1984), ve American National Bank and Trust Co. of Chicago - Haroco, Inc., No. 84-822, A.B.D. Yüce Divani (1984). Bazi davalarda onbes eyaleti fahri müsavir olarak temsil etmistir. Bunlar arasinda H. J., Inc. -Northwestern Bell Telephone Co., No. 87-1252, A.B.D. Yüce Divani (1987) sayilabilir. Ayrica Fort Wayne Books, Inc. - Indiana Eyaleti, No. 87-470, A.B.D. Yüce Divani (1988) davasinda Bölge Savcilik Baskanligini fahri müsavir olarak temsil etmistir. Buna ek olarak Yüce Divan'da açilan Rico davalarinda görüs bildirmistir. Bunlar arasinda Humana, Inc. - Forsyth,525 U S. 292 (1999.); NOW - Scheidler, 510 U.S. 249 (1994); Holmes - Securities Investor Protection Corp, 503 U.S. 258 (1992) sayilabilir. Eyalet mahkemelerinde RICO yasasi altinda cezai sorusturmalara yardim etmistir. Son olarak, RICO yasasina dayanilarak ceza alan davalilari temsil etmistir. Profesör Blakey'nin RICO hakkindaki baslica çalismalari sunlardir:
Amerikan Mahkemeleri bir çok davada Profesör Blakey'nin çalismalarina dayanarak karar vermistir. Bunlar arasinda Yüce Divan'da görülen su davalar sayilabilir: Ginsberg - New York, 390 U.S. 629, 643 (1968); Sabbath - Amerika, 391 U.S. 585, 590 (1968); Dalia - Amerika, 441 U.S. 238, 241 (1979); Payton - New York, 443 U.S. 573, 596 (1979); Russello - Amerika, 464 U. S. 16, 28 (1983), Tafflin - Levitt, 493 U.S. 455, 466 (1990); NOW - Scheidler, 510 U.S. 249, 259 n.5(1994); Wilson - Arkansas, 514 U.S. 927, 933-36 (1995) II. Örgütlü Suç Kontrol Yasasi 1970. 1970 yilinda, Kongre, "RICO" olarak bilinen Örgütlü Suç Kontrol Yasasi, Madde IX'u çikardi. Madde IX, "kurulus suçlari" ile basetmek amaciyla tasarlanmisti, bunlar, siddet "modelleri", yasa disi mal ve hizmet tedarigi, isçi veya yönetici iliskilerindeki bozulma, hükümet içi iliskilerde bozulma, çesitli türlerde yasal veya yasadisi "kuruluslar" tarafindan, bunlar yoluyla veya bunlara karsi yapilan dolandiricilik suçlarini içermektedir. Kongre, "mevcut yaptirim ve çözümler", "kapsam ve etki açisindan gereksiz sekilde sinirlandirildigi için," para cezasi, hapis cezasi, haktan mahrum etme, mahkeme emri," ve yasal ihlaller "nedeniyle", kendi "isyerinde veya mülkünde" "magdur olmus kisiler"in zararini üç kat tazmin etmeyi içeren etkili kriminal ve sivil yaptirimlar saglamak üzere RICO yasasini çikarmistir. III. Standartlar. RICO, yasadisi faaliyet ile ilgili "standartlar" çikarmistir, bunlar "kriminal" ve "sivil" yaptirimlarla uygulanmaktadir. Baslik 18 içindeki Bölüm 1963, kriminal çözümleri ortaya koymaktadir.. Baslik 18 içindeki Bölüm 1964, sivil çözümleri ortaya koymaktadir. IV. Bölüm 1962(a) içindeki ögeler. 18 U.S.C. § 1962(a) standartlari dört temel öge eklemektedir: (1) Dolandiricilik veya haraç toplama "modeli" ile elde edilen gelir (2) bu gelirin sanik tarafindan, uluslararasi ticaretle ugrasan veya onu etkileyen bir "kurulus" kurma, kazanç temin etme veya çalistirma amaciyla kullanilmasi veya yatirim yapilmasi. V. Excursus: "Model" ve "Kurulus". RICO 'nun yorumculara en fazla sorun çikaran iki ögesi "Model" ve "Kurulus"dur. Bunlarin herbiri benzersizdir. Temyiz Mahkemesi, "model" ögesine H.J. Inc. v. Northwestern Bell Telephone Co.ile açiklik getirmistir, burada mahkeme RICO'nun anlami içinde "model" kavraminin var olup olmadigini belirlemede kullanilabilecek, oldukça kesin, alti basamakli bir islem gelistirmistir. Iki hedef ortaya çikarilmalidir: iliski ve süreklilik (veya tehdit). Bu iki hedefe ulasildigini görmek için bu alti soru sorulmalidir: (1) Bir seri içindeki eylemler (en az iki) birbiriyle iliskili midir, örnegin, bunlar tek bir planin parçasi midir? (2) Degillerse, dis kaynakli örgütlenme ile mi baglantilidir, örnegin, bu girisimin isleriyle ilgili bir örgütlenme? Her iki soruya da olumsuz yanit veriliyorsa, iliski yoktur, iki boyutlu testin bir boyutu karsilanmamaktadir ve daha fazla ilerlemeye gerek yoktur. Iki soru olumlu olarak yanitlanirsa, en fazla üç ek soru sorulmalidir: (3) Seri eylemler açik uçlu mudur, yani bu eylemlerin belirgin bir sonlanis noktasi yokmu dur? (4) Yoksa, kapali uçlu serideki eylemler uzun süre devam etmis midir, yani, bir kaç hafta veya birkaç aydan uzun süre? Her iki soru da olumlu yanitlanirsa, süreklilik vardir. Iki soru da olumsuz olarak yanitlanirsa, en fazla iki ek soru sorulmalidir: (5) Yasadisi kurulusun karakterinden bir süreklilik tehdidi sonucuna varilabilir mi? (6) Degilse, eylemler yasal bir kurulusun normal isleri için yapilan eylemleri temsil ediyorsa, bir süreklilik tehdidi sonucuna varilabilir mi? Iki soru olumlu olarak yanitlanirsa, bir süreklilik tehdidi vardir. "Kurulus"un, yasal birimlere uygulanisi bazi sorunlar yaratir. Oysa, derneklere uygulanisinda sorun çikmamaktadir. Temyiz Mahkemesi konuyu Mahkeme'nin gözlemledigi Turkette, içinde netlestirmeye çalismistir. Gerçek kurulus, ortak bir amaçla bir araya gelen kisilerin bir yürütme süreci içinde olusturduklari birimdir. ... [Kurulus]un, resmi veya gayriresmi, sürekli oldugu delille kanitlanir ve yine delille ortaklarinin sürekli birim olarak islev yaptiklari gösterilir." VI. Bölüm 1962(b) içindeki ögeler. 18 U.S.C. § 1962(b) standartlari üç temel öge eklemektedir: (1) Bir dolandiricilik faaliyeti "modeli" yoluyla kazanç saglama ve varligini sürdürme veya çikar saglama amaciyla yasa disi yollardan borç toplama veya bir "kurulus"un uluslararasi ticaret içinde ve onunla etkilesim halinde olmasi. VII. Bölüm 1962(c) içindeki ögeler. 18 U.S.C. § 1962(c) standartlari dört temel öge eklemektedir: (1) bir kisinin uluslararasi ticaret içinde ve onunla etkilesim halinde olan bir "kurulus"a hizmet etmesi veya ortagi olmasi, bu kurulusun islerini bir dolandiricilik "modeli" yoluyla veya yasadisi para toplama yoluyla "yürütmesi veya bunlara katilmasi" . VIII. Bölüm 1962(d) içindeki ögeler. Bölüm 1962(d), "herhangi bir kisinin [(a), (b) veya (c) altbölümleri]ni ihlal etmeye çalismasini yasadisi saymaktadir." IX. Kriminal Uygulama Mekanizmasi. RICO'nun kriminal uygulama mekanizmasi, hapis cezasi, para cezasi ve kriminal haktan mahrum etme uygulamasi getirmektedir. RICO, yirmi yila kadar hapis cezasi veya "life, where the predicate offense authorizes life" cezasi öngörmektedir. Amerika Birlesik Devletleri Yasasi, Baslik 18'in diger bölümleri ile baglantili olarak, RICO yasalarini ihlal suçundan mahküm olan bir kisi için 250,000 Dolara'a kadar para cezasi öngörülmektedir. Bunun yerine, kazancin veya kaybin iki kati da alinabilir. Ayrica, mahkümiyet kararini veren mahkemeler bir suça iliskin olarak, magdur olan kisilere parayi iade etme emri de verebilir. RICO kendisi, mahrumiyet cezasinin mülkiyetle ilgili yasadisi islemlerden veya bir kurulusun bundan kazanç saglamasindan dolayi verilmesini öngörmektedir. X. Sivil Uygulama Mekanizmasi. RICO'nun sivil uygulama mekanizmasi mahkme emirleri, zararlarin üç kat tazmini ve danismanlik ücretlerini içermektedir. XI. Genel Suçlar ve Sivil RICO'nun Uygulanmasi. Baslangiçta, Adalet Bakanligi kriminal islemlerde RICO kurallarini uygulamakta yavas davranmistir. Bugün ise, karmasik suç sekillerine karsi bu kurallar davacinin seçme aracidir. Adalet Bakanligi da sivil provizyonlari uygulamaya baslamaktadir. 1970 yilindan beri, kriminal RICO asagidakilere karsi etkin sekilde kullanilmaktadir:
Bagimsiz arastirmalar, RICO'nun karmasik suç sekillerine karsi etkili oldugunu göstermektedir. Örgütlü Suçlarla Ilgili baskanlik Komisyonu, RICO'ya çok önem vermektedir ve eyaletlerin benzer türde yasalar çikarmasini önermektedir. Genel Muhasebe Ofisi de, Federal örgütlü suç kovusturmalarinda, asagidaki sonuçlara ulasmistir:
XII. Güncel Dava Sayisi. RICO suç kovusturmasi 1975 yilina kadar düzenli uygulamaya koyulmadi, ancak 1970'den beri, yilda yaklasik 125 dava görülmektedir. Bunlarin kabaca %39'u örgütlü suç alaniyla iliskilidir (Yalniz Mafya olmayip ayni zamanda uyusturucu, kumar, çalisanlarin dolandirilmasi vb. suçlari da içermektedir.), bu arada % 48'lik bölümü beyaz yakalilarin suç alanini teskil etmektedir (devlet içi çürümeler, özel sektördeki genel hilekarliklar, menkul kiymetler ve mallarla ilgili suçlar vb. gibi). Yüzde onüçlük bir kisim da diger kategorileri kapsamaktadir (terörist gruplari da içeren siddet gruplari, irkçilik, Yahudi karsiti eylemler vb. gibi). XIII Türk Yasalari: ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERIYLE MÜCADELE KANUNU Kanun No. 4422 Çikar amaçli suç örgütü MADDE 1. - Dogrudan veya dolayli biçimde bir kurumun, kurulusun veya tesebbüsun yönetim ve denetimini ele gecirmek, kamu hizmetlerinde, basin ve yayin kuruluslari üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat islemlerinde nufuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve esyanin azalmasini ve darligini, fiyatlarin düsmesini veya artmasini temin etmek, kendilerine veya baskalarina haksiz çikar saglamak, seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadiyla zor veya tehdit uygulamak veya kisileri kendilerine tâbi kilmaya zorlamak veya mensuplari arasinda her ne suretle olursa olsun açik veya gizli isbirligi yapmak suretiyle yildirma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç islemek icin örgüt kuranlara veya örgütu yönetenlere veya örgüt adina faaliyette bulunanlara veya bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yildan alti yila kadar; örgüte üye olanlara iki yildan dört yila kadar agir hapis cezasi verilir. Örgüt silahli ise, yukarida yazili hallerde verilecek ceza üçte birden yariya kadar artirilir. Henüz hiç bir silahli eyleme tesebbüs edilmemis olsa bile, silahlar veya patlayici maddeler örgütun amaçlari dogrultusunda hazirlanmis veya elde bulundurulmus ise, örgüt silahli sayilir. Suç faili, memur veya kamu hizmetiyle görevli kimse ise yukaridaki fikralara göre verilecek ceza, yaridan bir katina kadar artirilir. Suçun islenmesine ayrilan veya suçun islenmesinde kullanilan veya suçtan dogan deger veya ürünlerin veya bunlar yerine geçen seylerin ve müsaderesi gereken her türlü esyanin gelirlerinin veya suçtan dogan her türlü yararin Devlete intikaline hükmolunur. Bu madde hükümleri, nasil adlandirilirsa adlandirilsin, amaçlari yukarida tanimlanan örgütle ayni olan ve yildirma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanan açik veya gizli örgütlere de uygulanir. Örgüt mensuplarinca veya örgüt adina örgüt uyesi olmayanlar tarafindan birinci fikrada gösterilen amaçlari gerçeklestirmek üzere islenen suçlarin ve 1.3.1926 tarihli ve 765 sayili Turk Ceza Kanununun 296 nci maddesinde öngörülen cürmün cezalari üçte birden yariya kadar artirilir. Bu Kanunda öngörülen suçlari isleyen veya örgütlerin eylemlerini, amaçlarini, hedeflerini, bu kisi veya örgütlere haksiz çikar saglamak veya örgütün korkutma, sindirme, yildirma gücünü artirmak amaciyla yazili, sesli veya görsel yayin araçlariyla yayimlayan veya her ne suretle olursa olsun propagandasini yapan hakkinda iki yildan dört yila kadar agir hapis ve bir milyar liradan bes milyar liraya kadar agir para cezasina hükmolunur. Ayrica yayin organinin faaliyetlerinin bir günden üç güne kadar durdurulmasina karar verilir. Iletisimin dinlenmesi veya tespiti MADDE 4. - Bu Kanunda ongorulen suçlarin veya delillerinin ortaya çikarilmasi icin, suçlarin islenis bicimlerine benzer tutum ve davranislarda bulunan kisilere iliskin yer, kurulus, cevre ve kurumdaki, Devletin ulusal guvenligi bakimindan gizli kalmasi zorunlu olanlar haric her türlü resmî ve özel kayitlarla bilgisayar verileri incelenebilir. Gizli görevli kullanilmasi MADDE 5. - Bu Kanunun kapsamina giren suçlarin sorusturulmasinda, diger tedbirlerin yeterli olmadiginin anlasilmasi halinde, kamu görevlileri gizli görevli olarak kullanilabilir. Gizli görevli gerektiginde örgüt icine de sizarak, gozetlemek, izlemek, örgüte iliskin her türlü arastirmada bulunmak ve suçlarla ilgili diger delil, iz, eser ve emareleri toplamakla yukumludur. Gizli görevli, 1 inci maddede yazili suçlari islediginden suphe edilen bir veya birden cok kisinin gozetlenmesi ile gorevlendirildiginde, bu kisilerin evvelce suç islemis olmasi veya bu Kanunda ongorulen suçlari islemesi tehlikesinin varligini gosteren somut belirtilerin bulunmasi veya suç islemeyi meslek veya aliskanlik haline getirmis olmalari gereklidir. Gizli görevli, gorevlendirildigi örgütun islemekte oldugu suçlardan sorumlu tutulamaz. Gizli görevli gorevini yerine getirirken suç isleyemez. Gizli görevlinin kimligi sakli tutulur. Bu maddenin uygulanmasi, gizli görevlinin kendisinin ve aile bireylerinin guvenlikleri yonunden benzeri bir goreve atanmasi icin gerekli hususlar, Icisleri Bakanliginca çikarilacak bir yonetmelikle belirlenir. Hak ve alacaklara iliskin tedbirler MADDE 6. - 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayili Kanun hükümleri sakli kalmak uzere; bu Kanunun 1 inci maddesinde yazili suçlari isledigine dair kuvvetli supheler bulunan kisilerin bu Kanun kapsamindaki fiillerinden elde ettikleri hususunda kuvvetli suphe bulunan her türlü menkul ve gayrimenkullerine sorusturma sirasinda el konulmasina; bankalar ve banka disi malî kurumlar ile diger gerçek ve tuzel kisiler nezdindeki, kiralik kasa mevcutlari da dahil olmak uzere hak ve alacaklari üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen veya kismen kaldirilmasina, bir tevdi mahalline yatirilmasina, hak ve alacaklar ile mal, kiymetli evrak, nakit ve sair degerlerin idaresi icin diger tedbirlerin alinmasina karar verilebilir. Yukaridaki fikrada belirtilen mal varliginin yurt icinde ve yurt disinda arastirilmasi, incelenmesi, tespiti ve degerlerinin takdiri, ilgili Cumhuriyet savciliginca istendiginde, Maliye Bakanligi Malî Suçlari Arastirma Kurulu Baskanligi tarafindan yerine getirilir. MADDE 2. - Bu Kanunda öngörülen suçlari isleme veya bunlara istirak yahut islendikten sonra faillere her ne suretle olursa olsun yardim veya aracilik veya yataklik etme kuskusu altinda bulunan kimselerin kullandiklari telefon, faks ve bilgisayar gibi kablolu, kablosuz veya diger elektromanyetik sistemlerle veya tek yörlü sistemlerle alinan veya iletilen sinyalleri, yazilari, resimleri, görüntü veya sesleri ve diger nitelikteki bilgileri dinlenebilir veya tespit edilebilir. Tespit edilenler mühürlenerek yetkililerce zapta baglanir. Iletisimin dinlenmesine veya tespitine iliskin kararlar, ancak kuvvetli belirtilerin varligi halinde verilebilir. Baska bir tedbir ile failin belirlenmesi, ele geçirilmesi veya suç delillerinin elde edilmesi mümkün ise, iletisimin dinlenmesine veya tespitine karar verilemez. Resmî veya özel her türlü iletisim kuruluslarinin tuttuklari, iletisimin içerigi disinda kalan kayitlar hakkinda da yukaridaki hükümler uygulanir. Dinleme veya tespite veya kayitlarin incelenmesine hâkim karar verir. Gecikmesinde sakinca bulunan hallerde Cumhuriyet savcisi da bu hususlarda yetkilidir. Hâkim karari olmaksizin yapilan bu gibi islemlerin yirmidört saat içinde hâkim kararina baglanmasi sarttir. Sürenin dolmasi veya hâkim tarafindan aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcisi tarafindan derhal kaldirilir. Dinleme ve tespit kararlari en çok üç ay için verilebilir, bu süre en cok iki defa üçer aydan fazla olmamak uzere uzatilabilir. Iletisimin dinlenmesi ve tespiti sirasinda bu Kanunda öngörülen suçlarin islendigine iliskin süphe ortadan kalkarsa, tedbir Cumhuriyet savcisi tarafindan kaldirililr. Bu gibi hallerde tedbir uygulamasi sonucu elde edilen veriler, Cumhuriyet savcisinin denetimi altinda derhal ve nihayet on gün içinde yok edilir ve durum bir tutanakla belirlenir. Cumhuriyet savcisi veya görevlendirecegi kolluk mensubu, iletisim kurum ve kuruluslarinda görevli veya böyle bir hizmeti vermeye yetkili olanlardan, dinleme ve kayda alma islemlerinin yapilmasini ve bu amacla cihazlarin kurulmasini istediginde, bu istem derhal yerine getirilir ve islemin basladigi ve bitirildigi tarih ve saat bir tutanakla saptanir. Gizli izleme MADDE 3. - Bu Kanunda ongorulen suçlari islediklerinden kusku duyulanlarin mesken, ikametgâh, isyeri veya kamuya açik yerlerdeki her türlü faaliyetleri, teknik araclarla gizli olarak gozetlenebilir, izlenebilir, ses ve goruntu kaydina alinabilir. Kayit ve verilerin incelenmesi Birinci fikrada belirtilen mal varliginin mesrulugu anlasildiginda el koyma tedbirine karar verilmez veya verilmis olan karar kaldirilir. Sanik mahkûm edildiginde soz konusu mal varligi Devlete intikal eder. Tanigin ve görevlilerin korunmasi MADDE 7. - Tanigin kimliginin veya meskeninin veya ikametgâhinin veya isyerinin bilinmesi, kendisi veya baskalari icin ciddî bir tehlike ihtimalini ortaya çikarirsa; a) Tanik icin her türlü tebligatin yapilacagi ayri bir adres tespit edilebilir ve tanigin kimligi sorusturmanin her asamasinda gizli tutulabilir. Tanigin dinlenmek suretiyle kimliginin açik lanmasi gerektiginde, tanik hakkinda 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayili Terorle Mucadele Kanununun 20 nci maddesindeki hükümlerin uygulanmasina karar verilebilir. Yukaridaki fikralarda yer alan hükümler, muhbirler ve bu Kanunun kapsamina giren suçlara ait istihbaratta veya sorusturulmasinda gorev alan kolluk amir ve memurlari hakkinda da uygulanir, kimlik bilgileri ile gorevine ve özel hayatina iliskin bilgiler hicbir sekilde açik lanamaz. Kimlik, gorev ve özel hayata iliskin bilgileri açik layanlara veya açik lanmasina yardimci olanlara bir yildan iki yila kadar hapis cezasi verilir. Islemlerin uygulanmasi MADDE 8. - 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerde ongorulen tedbir ve islemlere ait kararlarin alinmasinda ve uygulanmasinda 2 nci maddedeki usul ve esaslara uyulur. Yurtdisina cikma yasagi MADDE 9. - Bu Kanunun kapsamina giren suçlarda, supheli veya saniklarin yurt disina cikmalarinin gecici olarak yasaklanmasina, hazirlik sorusturmasinda hâkim, son sorusturma safhasinda ise mahkemece karar verilebilir. Ancak, gecikmesinde sakinca varsa Cumhuriyet savcisi da suphelilerin yurt disina cikmalarinin gecici olarak yasaklanmasina karar verebilir. Bu karar derhal ve nihayet yirmidort saat icinde hâkimin onayina sunulur. Hâkim kararini yirmidort saat icinde açik lar; aksi halde Cumhuriyet savcisinin karari kendiliginden yururlukten kalkar. Gizliligin ihlali, yetkililerin sorumlulugu ve cezalandirilmasi MADDE 10. - Bu Kanun geregince yurutulen islemler ve hazirlik sorusturmasi sirasinda alinan kararlar gizlidir. Gizliligi ihlal edenler hakkinda iki yildan uc yila kadar hapis cezasina hukmolunur. Bu Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fikrasina göre imha edilmesi gereken verileri imha etmeyenler veya bu verileri açik layanlar veya her ne suretle olursa olsun kullananlar hakkinda da ayni cezaya hukmolunur. Bu Kanunun uygulanmasi ile ilgili yetkilerin suiistimal edilerek baska kanun hükümleri ihlal edilirse, o kanunlarda yazili cezalar yaridan bir katina kadar artirilir ve bu Kanunun 12 nci maddesi hükümleri uygulanir. Yargilama usulu MADDE 11. - Bu Kanunun kapsamina giren suçlardan dolayi yargilama gorevi yetkili Devlet Guvenlik Mahkemesince yerine getirilir. O yerde Devlet Guvenlik Mahkemesinin birden fazla dairesi varsa, bu gorev 1 numarali Devlet Guvenlik Mahkemesine aittir. Bu Kanunda gecen hâkim, yetkili Devlet Guvenlik Mahkemesi yedek uyesidir. Cumhuriyet savcisi ise yetkili Devlet Guvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligidir. Bu Kanunda ongorulen suçlarin yargilanmasinda, bu Kanun hükümleri ve 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayili Devlet Guvenlik Mahkemelerinin Kurulus ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun hükümleri uygulanir. Tedbire donusturme ve erteleme yasagi MADDE 12. - Bu Kanunda ongorulen suçlardan dolayi verilen cezalara 13.7.1965 tarihli ve 647 sayili Cezalarin Infazi Hakkinda Kanunun 4 ve 6 nci maddeleri uygulanmaz. Tutuklularin muhafazasi, cezalarin infazi ve sartla saliverme MADDE 13. - Bu Kanun kapsamina giren suçlardan tutuklananlar ile mahkûm olanlar hakkinda Terorle Mucadele Kanununun 16 ve 17 nci maddesi hükümleri uygulanir. Pismanlik MADDE 14. - Terorle Mucadele Kanununun kapsamina giren suçlar haric, bu Kanunun ongordugu suçlarda; a) Ferden örgütle ilgili bir suç islememis olup da, örgüt tarafindan herhangi bir suç islenmeden once, Örgütten cekilenler hakkinda kovusturma yapilmaz. c) Suçlarin icrasindan sonra sorusturmaya baslanmadan once yetkili mercilere basvurup bilgi vererek suçlularin yakalanmasi hususunda yardimda bulunanlarin cezalari sekizde bire kadar, Örgütlere yardim MADDE 15. - Turk Ceza Kanununun 314 uncu maddesi hükümleri bu Kanunun kapsamina giren suçlar hakkinda da uygulanir. Arastirma ve tedbire iliskin hükümlerin uygulanacagi diger haller MADDE 16. - Bu Kanunun 2 ila 10 uncu maddeleri, Terorle Mucadele Kanunu kapsamina giren suçlarla, 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayili Kultur ve Tabiat Varliklarini Koruma Kanunu, 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayili Atesli Silahlar ve Biçaklar ile Diger Aletler Hakkinda Kanun ve Türk Ceza Kanununun 403, 404 ve 406 nci maddelerinde yer alan suçlar tesekkül halinde islendiginde de uygulanir. Sakli hükümler MADDE 17. - Turk Ceza Kanununda ve diger özel kanunlarda tanimlanmis olan örgütlu suçlar hakkindaki hükümler saklidir. Yururluk MADDE 18. - Bu Kanun yayimi tarihinde yürürlüge girer. Yurutme MADDE 19. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. XIV. SORULAR VE CEVAPLAR 1. (4422 sayili) kanunda ... "çikar amaçli örgüt kurmak, yönetmek ya da üyesi olmak" suçunun olusmasi için olmazsa olmaz yasal unsurlar nelerdir? ... Bir baska deyisle, hangi unsur ya da unsurlar bulunmazsa bir çikar amaçli örgütün varligindan söz edilemez? Yanit: RICO ögeleri yukrida anlatilmistir. Türkiye ve ABD yasalari arasindaki önemli farklar sunlari içerir:
Önemli benzerlikler sunlardir: Her yasa, yasadisi eyleme katilanlarin bu suçlari bilerek ve isteyerek islemis olmalarini arar; bir gruba masum üyelik bunun disinda birakilmistir. Her yasa, suçun islenmesi için kulalnilan veya cezalandirilacak olan suçun sonucunda kazanilmis araçlar arar; hatta suç içinde yer almis kisilerin suç eyleminde kullanmadiklari veya suçun kazanci veya ürünü olmayan kisisel veya kurum varliklari bile cezaya tabi degildir. 2. Suçun yasal unsurlarini göz önünde bulundurdugunuzda, iddianamedeki isnatlarin (müvekkilimin çevresinde kendisinin fikirlerini benimseyen bir grup bulundugu, müvekkilimin dini kolaylastirdigi, BAV camiasindan bir takim kisilerin grubun faaliyetlerine gönüllü bir takim bagislarda bulunduklari, saniklardan bazilarinin bir kisim yazarlar hakkinda hakaret içerikli yazilar hazirlayip gönderdikleri vb) ve bunlara ek olarak bir takim cinsel içerikli iddialarin tümünün gerçek kabul edilmesi halinde dahi, müvekkilimin ve diger saniklarin (bizim kanunumuzda ve me'haz kanun olan Italyan kanununda) yasa koyucularin bu kanunlarda tarif ettikleri bir "mafya tipi (çikar amaçli) suç örgütünün yöneticisi ve mensuplari olduklari kabul edilebilir mi? Iddianamede tarif edilen "olusum"u ... her iki kanuna, doktriner kaynaklara ve uluslar arasi kriterlere göre bir "çikar amaçli suç örgütü" olarak degerlendirmek mümkün mü? Yanit: Hayir. Bir gruba yalnizca üye olma, onu finansal açidan destekleme veya suç amaçlarina kisisel olarak dahil olmadan veya onun adina bilerek suç islemeden sözle destekleme, bir kisiyi RICO veya Türk yasalarina göre bu grupla iliskisinden dolayi kriminal sorumluluk altina itmez. 4. Ilgili Kanun ve Türk Anayasasi, bu konuyla ilgili düzenlemeler getiren özel bir yasa olmadikça telefon dinlemesi yapilamayacagini, aksi takdirde bu mahiyetteki dinleme sonuçlarinin delil olarak kullanilamayacagini belirtmektedir. Buna ragmen, söz konusu olayda bazi BAV mensuplarinin telefonlari (yasal bir dayanagi olmaksizin alinan mahkeme kararlarina dayanarak) dinlenmis ve bunlar hem fezlekede hem de iddianamede delil olarak sunulmustur. Bu dinlemeler bir mahkeme kararina dayandirilmasina ragmen, ortada bu konuyu düzenleyen bir kanun bulunmadigi göz önüne alindiginda, bu dinleme sonuçlarinin yasal delil niteligi var midir? Yanit: Türkiye'de ve Aamerika Birlesik Devletleri'nde yasal yetki ile Elektronik gözalti uygulanabilir. Yasal yetkinin kendisi geçerliyse, elektronik gözalti da geçerlidir. Yasal yetki geçerliyse, ancak arastirma aslinda yasadisi eylemi ortaya çikarmiyorsa, elde edilen delil baska bir suçun unsurlarina isaret etmesi durumunda kabul edilemez degildir. 5. Tahkikat esnasinda göz altina alinan BAV mensuplari ve diger kisiler 6 gün boyunca gözleri bagli tutulmus, sürekli olarak elleri kelepçeli olarak yerde oturtulmus, uyutulmamis, darp ve elektrik uygulamalarina tabi tutulmuslar ve kendilerine bir takim ifadeler zor ve baskiyla imzalatilmistir. Göz altindan sonra, 36 sanigin tümü savcilikta ve mahkeme huzurunda kendilerine imzalatilan ifadelerin kendilerine ait olmadigini, zor ve baskiya maruz birakildiklari için okumadan imzaladiklarini belirtmislerdir. Ayrica olaylari takip eden DGM savciliginca suç duyurusunda bulunulmasi üzerine, görevli polis memurlarinin hukuka aykiri davranislari hakkinda bir sorusturma baslatilmistir. Bu sartlarda alinan ve baskaca maddi delillerle dogrulanmayan emniyet ifadeleri hukuken geçerli midir, bunlarin delil degeri var midir? Yanit: Hayir. Zorla yaptirilan itiraflar, uluslararasi insan haklarina uygun olduguna inandigim sekilde, hiçbir yasal sistemde delil olarak kabul edilemez. 6. 4.8.2000 tarihli celsede mahkemece dinlenen 5 sikayetçi polis tarafindan baski gördüklerini zorla sikayetçi yapildiklarini, müvekkilimden ve göz altina alinan bazi saniklardan sikayetçi olmalari için polis tarafindan baskiya maruz birakildiklarini söylemisler ve sikayetçi olmadiklarini belirtmislerdir. Ayrica sikayetçilerin tümü, iddialarin aksine, saniklar tarafindan herhangi bir tehdit, santaj veya baskiya maruz kalmadiklarini da belirtmislerdir. Buna göre korkutma, sindirme, tehdit gücü kullanmayan ve bu gibi yollarla menfaat temin etmeyen bir "çikar amaçli örgüt"ten bahs edilebilir mi? Yanit: Hayir. Polis tarafindan zorla veya baskiyla yaptirilan hiçbir taniklik güvenilir degildir. Taniklar, tanik olduklari olayi bagimsiz olarak dogrulamadikça, bu delil olarak kabul edilemez. Suç halkasi olusturmakla ilgili Türk yasasi, zor kullanimini veya zor kullanma tehdidini arar. Bu olmadan, hiçbir suç kabul edilmez. 7. Göz altina alinanlardan bazilarina, kendilerine daha önce zor ve baskiyla imzalatilan ifade metinleri kamera önünde de tekrarlatilmis, daha sonra bunlar televizyonlara sizdirilarak yayinlatilmistir. Emniyette yapilan bu çekimlerin delil degeri var midir? Bu mahiyetteki çekimlerin yasal delil niteligi kazanmasi için hangi sartlarin gerçeklesmis olmasi gerekir? Yanit: Hayir. Taniklar, önceden söylenmeye zorlandiklari seyi serbestçe ve bagimsiz olarak dogrulamak durumundadir. 8. Oktar'a ve diger saniklara yöneltilen suçlama, bir "çikar amaçli örgüt kurmak"tir. Iddianamade de bu sözde "örgüt"ün amacinin "maddi çikar" oldugu öne sürülmektedir. Ancak iddianamadeki bu öngörüye dayanilarak savcilik tarafindan Maliye Bakanligi'na bagli resmi bir kurum olan Mali Suçlari Arastirma Kurulu (MASAK) na yaptirilan bir incelemeyle tüm saniklarin ayrintili mal dökümleri çikarilmistir. Resmi mercilerce yapilan tesbite göre 35 sanigin mal varliklarinin dökümünde:
tesbit edilmistir. Raporda kaynagi meçhul veya karapara mahiyetinde veya illegal nitelikte hiçbir gelirden söz edilmemistir, kaldi ki dökümü yapilan malvarliklari da "kara para" olarak nitelendirilemeyecek derecede mütevazidir. Bugüne kadar bu konuda açilmis herhangi bir sorusturma da bulunmamaktadir. Saniklarin hiç bir illegal gelirlerinin bulunmadigi resmi raporlarla ortaya çiktigina göre, ne toplu olarak ne de fert fert illegal çikar temin etmeyen kisilerin bir "çikar amaçli örgüt" teskil ettigi ileri sürülebilir mi? Iddianamede bazi saniklarin vakfin ya da grubun çalismalarina katkida bulunmak için gönüllü bagislar yaptiklari ileri sürülmektedir. Bu mahiyetteki iddialar belgelendirilmemekle birlikte; zor, baski ya da yasaya aykiri yöntemlerin sonucu olmayan gönüllü bagislar yapildigi seklindeki bu iddia, bir örgütün temin ettigi haksiz çikar kavramiyla örtüsür mü? Yanit: Hayir. Bir kurulusun yasadisi hedeflerini kisisel olarak kabul etmedikçe, bu kurulusa yapilan bagislar suç degildir. Tek basina bagis, kabulu göstermez; suç isleme niyetini gösteren ek deliller sunulmalidir. 9. Kanunlardaki tanimlara ve sizin simdiye kadarki gözlemlerinize göre bir çikar amaçli suç örgütünün mutad faaliyetleri nelerdir? Dosyada bu aktivitelerden herhangi birine rastladiniz mi? Yanit: Suç halkalari, vergi kaçirma, dolandiricilik, fiyat sabitleme, oy hilekarligi, uyusturucu isleriyle ugrasma, fahiselik, kumar oynama, yasadisi içki üretimi ve siddet (murder, kidnaping, robbery, witness intimidation, etc.) vb. gibi suçlari içeren suçlar isler. Bu hukuk davasindaki delillerin tümü hakkinda bilgim yok. Sorunuza bu açidan yanit veremem. Oktar'in ve dosyada sanik olarak gösterilen diger 35 kisinin hiçbir adli sicil kaydi bulunmamaktadir. Tümü yüksek egitim görmüs, neredeyse tamami en az iki yabanci dil bilen, master ya da doktora seviyesinde akademik kariyer sahibi olan ve yogun kültürel faaliyetleriyle taninan bu kisilerin bir trafik suçundan dahi cezalari bulunmamaktadir. Bu gerçegin atili suçun yasal unsurlari açisindan kesin bir hukuki baglayiciligi bulunmasa da, tecrübelerinize göre bir çikar amaçli suç örgütünün mensubu olduklari ileri sürülen ve bu iddiayla yargilanan kisilerin hiçbir suç islememis olmalari ve adli sicil kayitlarinin bulunmamasi alisilmis bir durum mudur? Cevap: Hayir 10. Haksiz menfaate yönelmeyen, tehdit baski sindirme gibi eylemleri olmayan, yasadisi davranisi bulunmayan sosyal kurulus ve organizasyonlarin faaliyetleri sadece anayasal haklarin kullanimi kapsamindadir. Bununla birlikte, baslangiçta örgütlü suçla mücadele için çikartilan bu mahiyetteki yasalarin, sadece Türkiye'de degil, diger ülkelerde de belli çevreler tarafindan suistimal edildigi ve yasa koyucunun amaci disinda yasal organizasyonlara karsi "kullanildigi" pek çok akademisyen tarafindan ifade edilmektedir. Ülkenizde ya da örgütlü suçla mücadele için bagimsiz yasal düzenlemeler getiren diger ülkelerde bu gibi suistimallere karsi (yasa metninde degisiklik yapilmasi, düzenleyici yönetmelikler çikarilmasi, vb.) alinan tedbirler var midir? Bunlar hangileridir? Yanit: RICO, "Mafya anlaminda" "örgütlü suçlar"la sinirli degildir. Yasakladigi eylemleri yapan "herhangi bir kisi" için geçerlidir. Amerika Birlesik Devletleri'nde, Amerika Birlesik Devletleri Anayasasi, genel yasal uygulamalari anayasal haklari ihlal etmeyecek sekilde sinirlandirmaktadir. Bkz.:, örnek, NAACP v. Claiborne Hardware Co., 458 U.S. 886 (1982).
|