PROF. DR. GUISEPPE SPAGNOLO

BARI ÜNIVERSITESI

CEZA HUKUKU, CEZA USUL ve HUKUK FELSEFESI  BÖLÜMÜ

CEZA HUKUKU KÜRSÜSÜ

 

BAV davasi ile ilgili olarak 30 Temmuz 1999 tarihinde yürürlüge giren 4422 sayili Kanun'un (çikar amaçli suç örgütleri ile mücadele ) yorum ve uygulamalari hakkinda yöneltilen sorulara cevaben,

 

Mütalaa

 

1)       30 Temmuz 1999 tarih ve 4422 sayili Kanun'un 1. maddesi uyarinca çikar amaçli bir suç örgütünden bahsedebilmek için, asagidaki hususlarin ispat edilmis olmasi gereklidir:

 

a)    Kollektif bir yapi (kendisine üye olan kisilerin degismesi halinde bile degismeden     kalan istikrarli ve bagimsiz bir organize  örgüt yapisi)

b)       Örgüt faaliyetlerini dayanisma easina göre düzenleyen  (mensuplar arasinda karsilikli yardimlasma) ve suç programlarini gerçeklestirmek için gerekli muhtelif görevleri tayin amaciyla  sözlü yada yazili bir yasa (tüzük)

c)       Her örgüt içinde bulunan ve mensuplari arasinda örgüt içi kurallari olusturma ve uygulama islevi gören organlar,

d)       Örgütü ayakta tutacak uygun  maddi ve ekonomik araçlar,

e)       4422 sayili kanunun 1. Maddesinde belirtilen amaçlara tekabül eden, suç islemek için insanlarin korkutulup yildirilmalari ve örgütün kuvvet kullanarak sindirme eyleminde bulunmasini öngören bir örgüt programi

 

2)       Çikar amaçli bir suç örgütünün varligini ispat etmek  için, yapilan kogusturma sonunda,yukarida a, b, c, d, ve e maddelerinde belirtilen hususlari, bütün suç unsurlarinin varligini bir düzen içinde ortaya koyan, sahitler tarafindan desteklenen ipucu ve deliller ile, güvenilir kisilerle isbirligi sonucu ortaya çikmis belge ve ifadelerin bulunmasi gerekmektedir.

 

3)                  Sadece 4422 sayili Kanun ile avukatlarin sorularini aldim. Ne iddianameyi ne de avukatlarin savunmalarini almadim bu yüzden dogru bir sekilde cevap verebilmem için gerekli yeterli veri bulunmamaktadir.

 

4)                  Bütün Avrupa kanunlari ve uluslararasi sözlesmeler geregince (Medeni ve siyasi haklara iliskin uluslararasi sözlesmenin 3. Maddesi ve Avrupa Insan Haklari Sözlesmesinin 5. Maddesi) sanigin tutuklanmasindan 5 ay sonra  sorgulanmasi  yasadisi ve gayri - insani bir uygulamadir. Italyan yasalarina göre, bazi durumlarda, Cumhuriyet Savcisi veya  Adli Polis Görevlisi, tutuklu bulunan saniklarin saliverilmesini talep etmektedirler.

 

5)                  Herhangi bir kanun olmaksizin ve böyle bir kanunun öngördügü sartlar haricinde  yapilan telefon dinlemelerinin kayitlari, mahkemeye delil olarak sunulamaz.

 

6)                  Alti gün boyunca gözleri bagli bir sekilde ve uyumasina izin verilmemis bir saniktan alinan ifadeden elde edilen veriler  geçerli sayilamazlar.

 

7)                  Tehdit ve zorlama sonucu elde edilen itiraflarin herhangi bir delil degeri yoktur. Polisin, daha sonra sanki spontane itiraflarmis gibi basina dagitmak amaciyla gizli bir kamera önünde saniklari gerçekte zor ve siddetle aldigi itiraflari  vermeye zorlamasi da hukuka aykiridir.

 

8)                  Italyan Kanunu bir suç örgütüne üye olmak isnadiyla verilebilecek dokuz aylik koruma  tedbirini, eger geçerli deliller ve agir tedbir gerekleri var ise kabul etmektedir.

 

 

Bari, 26 Haziran 2000

 

Prof. Dr. Giuseppe Spagnolo

Bari Üniversitesi Ceza Hukuku Profesörü

Sirketler Ceza Hukuku Bölümü Baskani